Vakfıkebir bu hafta adeta üç güzel haberle çalkalandı.

Birincisi;

2026 yılı Adalet Sarayı yatırım programına alındı ve yakın zamanda ihaleye çıkması planlanıyor.

İkincisi;

Büyükliman Göleti Şubat ayında ihaleye çıkıyor. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılacak bu proje, yaklaşık 50 mahallenin su ihtiyacını karşılayacak.

Üçüncü güzel haber ise;

Vakfıkebir Belediyesi tarafından Vakfıkebir Kara Kilidi için Türk Patent ve Marka Kurumu’na Coğrafi İşaret başvurusu yapıldı.

Vakfıkebir her geçen gün büyümeye devam ediyor.

Her hafta, hatta her gün yeni bir yatırım haberi geliyor.

Kapalı Pazar Yeri projesi tüm hızıyla sürüyor.

Sürekli şunu söylüyoruz: Vakfıkebir için kim elini taşın altına koyuyorsa helal olsun.

Siyasi parti ayırmadan, STK gözetmeden, şahsi menfaat düşünmeden çalışan herkese helal olsun.

Ama ilçenin önüne duvar örenlere de karşıyız.

Gelecek hizmeti engelleyen, sonra da “Ben Vakfıkebirliyim” diyenlere karşıyız.

Yok artık…

Böyle Vakfıkebirlilik olmaz.

GENÇ, DİNAMİK, ÇALIŞKAN

Genç, dinamik ve iş insanı Yakup Karadeniz, yeniden Ankara Vakfıkebirliler Dernek Başkanlığına seçildi.

Kebir Süt’te Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürlüğü görevini başarıyla yürüten Karadeniz, ardından Anahtar Parti Kurucular Kurulu’nda yer aldı ve siyasi yolculuğuna kurucu kadroda devam ediyor.

Vakfıkebirli olan Yakup Karadeniz, herkese ve her kesime elinden geldiğince yardım eden, çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle tanınan bir isim. Genç, dinamik ve üretken yapısıyla üstlendiği her görevi başarıyla yerine getiriyor.

Yeniden başkanlığa seçilen Yakup Karadeniz’e başarılarının devamını diliyoruz.

***************

Gelelim Adalet Sarayı meselesine…

Zamanında çok uğraşıldı. Yeri kamulaştırıldı, proje hazırlandı. İhale sürecine girilecekti ki seçim geldi.

Seçimden sonra ne olduysa oldu, Adalet Sarayı yatırım programından çıkarıldı.

Çıkarıldı mı?

Çıkarttırıldı mı?

O dönem siyasette Vakfıkebir’li bir büyüğümüz vardı. O gitti diye yatırım durdu diyenler oldu.

Peki; sonra ne oldu?

Yeni seçilen belediye başkanıyla birlikte Vakfıkebir’e daha fazla yatırım gelmeye başladı.

Demek ki mesele koltuk değil, çalışmakmış.

Mesele makam değil, memleketmiş.

Bir Vakfıkebir’imiz var ama herkes birilerinin peşinde…

Herkes ipi kendine doğru çekmenin derdinde…

Kimi işini çözdürmenin, kimi belediyeye eşini, kızını veya dostunu yerleştirmenin, kimi de nemalanmanın peşinde…

Ama unutulmasın; Bunu kimin ne için, neden yaptığını herkes çok iyi biliyor.

Başkan dahil herkes görüyor.

Zaman her şeyin ilacıdır.

Herkes zamanını beklesin.

Vakfıkebir büyüyor.

Engelleyenlere rağmen büyüyor ve büyümeye de devam edecek…