GÖRÜNÜŞ

Ahmet SARAÇ

1990’lı yıllardan sonra mezuniyet törenleri hemen hemen her okul tarafından yapılır hale geldi. Yıllardır bu törenleri eleştiririm. Mezun olan her öğrenciye giydirilen kıyafetler Türk milli eğitimi ile ilgisi olmayan hristiyan rahip ve rahibelerin mezun olurken giydikleri kıyafetlerle birebir aynıdır.

Diyelim onlara benziyor veya benzemiyor. Mezun olan öğrencilerin giydikleri bu kıyafetler öğrenim hayatlarında giydikleri kıyafetler mi? Mezuniyet töreni adı altında bir rezalet yaşanmaktadır. Bu kıyafetlerle sahneye çıkan öğrenci alkışlanırken aslında alkışlanan onların başarısı değil, kültürün, ahlakın ve maneviyatın çöküşüdür.

Her eğitim-öğretim yılı sonunda ilkokullarda, ortaokullarda, liselerde ve üniversitelerde mezuniyet töreni düzenlenir. Şatafatlı sahneler, parıltılı ışıklar altında öğrencileri ve okulu övücü konuşmalar, ayrılık gözyaşları ve havaya fırlatılan kepler. Sanki yıl boyu o kepler başlarındaymış gibi havaya atılır. Artık okul bitmiştir. Bir daha bu kepi takmayacağız anlamında. O olay 1960’lı 70’li yıllarda yapılsa anlarım. Çünkü o yıllarda öğrenciler şapka, sağlık okulları öğrencileri kep takıyordu. Şimdi bunların hiçbiri yok. Neden bu taklit ve kimi taklit ediyoruz?

Okullarımızda alınan eğitim öğrencilerimizi Allah’ın emir ve yasaklarına yakınlaştırmadı bilakis uzaklaştırdı. Bu diplomaları alırken Allah’ın emirlerini yavaş yavaş terk etmeye başladı. Okuyan, ilim öğrenen öğrenci Allah’ı okumayana göre daha kolay bulması gerekirken Allah’tan hiç haberi olmayan nesiller yetişiyor. Okullar içinde sadece İmam Hatip Liseleri’nde din eğitimi var. Bu yeterli değildir. Öğrenci liseye gelene kadar temel dini bilgiyi alması, liselerde de bu dini bilgilerini pekiştirmeleri gerekir. Din eğitimi eksik olan bir insan bir kanadı kırık kuş gibidir. Beşeri ilmi de, dini ilmi de birlikte alması gerekir. Türk Milleti Müslümansa, Müslüman millete dini öğretilmeli. Kimse şunu diyemez. Devlet din öğretmez. Bu konuda kitaplar var, isteyen okusun öğrensin. Biz de o zaman şunu deriz. Okul açmaya da gerek yok. Okuma çağına gelenlere verin seviyesine göre kitapları okusun öğrensinler, daha sonra sınavla onlara diploma verin. Bu kadar okula, araç gerece, eğitimciye ne gerek var! Böyle bir yol izlense eğitimli bir gençlik yetişir mi?

Tabii ki; hayır!

Okul olmadan, eğitimci olmadan sadece kitapla başarılı olunmaz. Mutlaka yüz yüze eğitime ihtiyaç vardır. Dini eğitimde de yüz yüze eğitim önemlidir. Ancak din kültür olarak ele alınmamalı. Gerçek din eğitimi verilmeli. Yarın Allah’ın huzurunda devleti yönetenler olarak biz temel dini bilgileri verdik, gerisi onlara kalmış demeye yüzünüz olsun. Yoksa yetki taşıdığınız sürece sorumlusunuz. Bu hesabı vermeye de hazır olun. Oradaki adalette hesap verirken yalan konuşarak kurtulamazsınız.

Diploma alan genç ilahi emirlerden uzak, iffet ve haya duygusundan yoksun, kültüründen habersiz ise aldığı diploma onun için bir kazanım mıdır yoksa bir kayıp mıdır? Köy okulunda okurken maksi giyen bir kız öğrenci, şehirde liseyi bitirdiğinde mini etek giyerek mezun oluyorsa eğitim bunun neresinde? Türk Milleti hergündizilerle, filmlerle, gazetelerle, dergilerle, tiyatroyla. Müzikle, eğitimle yozlaştırılmaktadır. Türkçe konuşan başka bir millete benzetilmeye çalışılıyoruz. Ben Müslüman değilim diyen bir gençlik oluşturuluyor. Verilen mesajlar bu yönde. Diploma imandan daha önemli. Bilmiyorlar ki, iman yoksa elde ettiğin tüm unvanlar musalla taşında son bulacak. Bunu görmemek için insanın iki gözünün de kör olması gerekir.

Çağdaşlık ilimde ve bilimdedir. Giyimde çağdaşlık olmaz. Allah inancı varsa, Allah’ın emirleri çağa göre değişmez. Kıyamete kadar da değişmeyecektir. Çıplaklığa özenmek bir çağdaşlık değildir. Öyle olsaydı en çağdaş ilk insanlar olurdu. Bu durum maneviyatın ve ahlakın iflas ettiğinin bir göstergesidir. Bu gidişat iyi değil. Allah sonumuzu hayırlı eylesin!