Trabzon'a 69 km uzaklıktadır. Şar-şal yünden dokunan bir kumaş çeşidi olup aba, zıpka, peştamal gibi dış kıyafetlerin yapımında kullanılırdı. İlçe merkezi de bu kumaşların alınıp satıldığı bir pazar yeri olarak gelişti. Şalpazarı İlçesi, 1914 yılında Vakfıkebir kazasına bağlı nahiye haline getirilmiş, 1987 yılında çıkarılan bir kanunla ilçe olmuş ve 02.08.1988 tarihinde teşkilatlanıp fiilen faaliyete geçmiştir.

Büyükliman Bölgesinde Kültür Tanıtım Şenliği Yapılmayan Tek İlçe Şalpazarı; Trabzon’a bağlı Büyükliman İlçesi diye adlandırılan 5 ilçeden birisi olan Şalpazarı İlçemiz geçmiş yıllarda ismini yöreden dokunan şal ve zıpkın gibi kumaşların dokunmasıyla beraber ismini aldığı bu eşyalarında günümüzde yöresel Çepni acillerin sırtlarına giydikleri elbiseler ile yayla şenliklerindeki renk görseli adeta Şalpazarı’nı öne çıkarıyor. Büyükliman da bulunan İlçelerimizden Beşikdüzü’nde 2000 yılında yaşanan 38 kişinin ölümünün sonrasında deniz Şehitlerini anma kültür şenliği, Vakfıkebir’de Dünyaca ünlü Vakfıkebir Ekmek Şenliği, Çarşıbaşı’nda Yöresel Keşan kültür şenliği, Tonya ilçesinde Tereyağı Festival tanıtım kültür şenliği yapılıyor. Ancak Şalpazarı İlçemizde hiçbir kültür turizm şenliği yapılmıyor.

Şalpazarı Merkezde Temmuz Ayının İlk Haftasında Kültür şenliği yapılabilir; Yurdumuz genelinde Acısu Hıdrellez bahar bayramı kutlamasıyla star aldığımız Yayla Şenliklerinin başlangıcından her yıl geleneksel olarak tarihi Kadırga Yayla şenlikleri için gurbetten memlekete gelenlerin İlçemiz sakinlerinin de okulların tatile girmesiyle beraber İlçemize gelen halkımızın en ideal tarihtir diye düşünüyorum.

Yurt Genelindeki Trabzon Tanıtım Günleri Şalpazarı’nda Olsun; Yurt genelinde çeşitli tanıtım günleri yapılıyor. Bu tanıtım günlerinin İlçe merkezinde Şal, Çentiği Yöresel Ağasar Bebek ve buna benzer Halk Eğitim kursiyerlerinin çalışmasını kapsayan bir kültür şenliğine öncülük yapılırsa da İlçe Esnafı ve bunların satışını yapanlar da sıcak para girdisini görünce daha çok kültür ağırlıklı işlemeler yapacaklarına inanıyorum.

Ağasarlı Kızlarımıza Yöresel Elbiseli Manken Desteklemesi Yapılsın; Şalpazarı ve Ağasar vadisinden bir birinden harika desenler ile dokunan el emeği ürünler ve son yıllarda halk eğitim tarafından kurslarda elbiseler dikilmeye başlandı. Bu elbiseler ile yöresel ürünlerin giyen Ağasarlı kızlarımızın manken gibi tanıtım yürüyüşüyle desteklenerek kategorilere göre 1.2. ve 3. Gibi ödüllendirilerek ilçe ekonomisine can suyu projelerde yapılmalı.

Trabzon’un Şalpazarı ilçesi ve Ağasar yöresine ait geleneksel kadın kıyafetleri, geçmişten günümüze taşınan kültürel mirasın en önemli değerleri arasında yer alıyor. Her ilmeğinde emek, her deseninde tarih ve her ayrıntısında Çepni kültürünün zarafeti bulunan bu kıyafetler, yalnızca bir giyim unsuru değil, aynı zamanda atalarımızdan miras kalan önemli bir kültür hazinesi olarak görülüyor.

Yöre kültürünün yaşatılmasında büyük önem taşıyan geleneksel kadın kıyafetleri; düğünlerde, kına gecelerinde, şenliklerde, horon etkinliklerinde ve çeşitli özel günlerde kullanılmaya devam ediyor. Gelinlik ve kına kıyafetleri, gümüş takımlar, yöresel çemberler, yelekler, peştemaller, fistanlar, kuşaklar, çantalar, tokalar, yazlık lastikler ve daha birçok geleneksel aksesuar, Ağasar ve Şalpazarı kültürünün günümüzde de yaşatılmasına katkı sağlıyor.

Kültür ve Yala Şenliklerine katılım sağlayan bir çok fotoğraf sanatçısı ve Ulusal ve Yerel Basın olmak üzere Kültür şenliğine katılım sağlayan Ağasar yöresine ait elbiseli bayanların katılım olmadığı bir Kültür ve Yayla şenliğinin renk cümbüşü olmayınca bu şenlik olmuyor diye yala şenliklerine katılım sağlayanların söylediklerine kulak misafiri oluyoruz. Onun için dir bu değerli varlığımız olan Ağasar Yöresine ait yöresel elbiselerimize sahip çıkmalıyız.

Şalpazarı ilçesinde yerleşimin çok eski tarihlere dayandığı bilinmektedir. Yörede yaşayan insanlar Oğuzların Üçoklar boyundan olan Çepnilerdir. Şalpazarı İlçesi Hacıemiroğulları Beyliği tarafından 1313 yılında Trabzon Maçka akınları yapıldığı sırada Kadırga Yaylasından kuzeye doğru inilmesiyle Bayram Bey döneminde fethedilmiştir. Şalpazarı'yla birlikte Vakfıkebir, Beşikdüzü, Eynesil, Görele ve Çanakçı da fethedilmiştir.[1]

Çepni kelimesinin anlamı; düşmana karşı gözü pek, asi, mazlumlara karşı merhametli, mert, sınır bekçiliği yapan manasına gelmekte olup, yöre insanı bu özelliklerin tümünü taşımaktadır. İlçede yaşayan Çepniler; 980 yıllarında Baykal Gölünün güneyinden göç etmiş, Oğuz Yabguluğu Devletinde bir dönem yaşamış ve bu devletin sübaşısı (ordu komutanı) olan Selçuk Beyin Cend'de bağımsız hareket etmesiyle onun etrafında toplanmıştır. Daha sonra Çepniler Tuğrul Bey ile seferlere katılmıştır. Tuğrul Bey'den sonra Sutan Alparslan Büyük Selçuklu Devletinin tahtına geçince 1071'de Bizans ile Malazgirt Savaşına girmiştir. Çepniler bu savaşta Danişmend Ahmet Gazi'nin komutasındaydı. Malazgirt Savaşı'nın kazanılmasıyla Türkler büyük akınlar halinde Anadolu'ya yerleşmiştir. Çepniler de Dânişmend Gazi ile beraber 1080 yılında Sivas merkezli Dânişmendliler Beyliği'ni kurmuştur. Çepniler Danişmendli Beyliği ile beraber Çorum, Tokat, Niksar, Amasya, Malatya ve Kayseri'yi fethetmişlerdir. Bugün de adı geçen illerde önemli Çepni Boyu mensubu bulunmaktadır. 1178 yılına gelindiğinde II. Kılıç Arslan'ın tahtında oturduğu Anadolu Selçuklu Devleti ile Danişmendli Devleti savaşmıştır. Selçuklu'ya yenilen Danişmendli 1178 yılında yıkılmıştır. Devlet yıkıldıktan sonra Danişmendli'nin kuzeyde kalan topraklarında Taceddinoğlulları ve Hacıemiroğulları adında iki tane beylik kurulmuştur.[2] Ordu ili Mesudiye ilçesi Kale köyünde kurulan Hacıemiroğulları Beyliği Tokat’ın kuzeyi, Mesudiye, Ordu, Giresun, Samsun’un doğusu ve Trabzon’un batısında hüküm sürmüştür.[3] Şalpazarı da Hacıemiroğulları Beyliği'nin fethettiği ve hüküm sürdüğü yerlerden biridir.

Şalpazarı ile ilgili ulaşılan en eski belge (H.921 – M.1515) tarihli Trabzon Tahrir Defteri'dir. Belgede Şalpazarı'nın ismi "Akhisar Deresi" olarak zikredilmektedir. Daha sonraki kayıtlarda da yine ya Akhisar Deresi veya Akhisar Deresi Nahiyesi olarak kaydedilmiştir. Halk arasında bilinen ismi ile Ağasar kelimesinin kökeni budur.

İlçe Osmanlı döneminde Trabzon Sancağı Görele kazasına bağlı iken 1798 tarihinde çıkarılan bir fermanla Trabzon sancağına bağlı Vakfıhatuniye (Vakfıkebir) kazasına bağlandığı yöre halkının elinde bulunan belgelerden anlaşılmıştır. Trabzon 1320-1902 Salnamesi'nde ilçenin adı "Şar pazarı" olarak geçmektedir. Şar-şal yünden dokunan bir kumaş çeşidi olup aba, zıpka, peştamal gibi dış kıyafetlerin yapımında kullanılırdı. İlçe merkezi de bu kumaşların alınıp satıldığı bir pazar yeri olarak gelişti. Şalpazarı İlçesi, 1914 yılında Vakfıkebir kazasına bağlı nahiye haline getirilmiş, 1987 yılında çıkarılan bir kanunla ilçe olmuş ve 02.08.1988 tarihinde teşkilatlanıp fiilen faaliyete geçmiştir.

NOT; Makale derlemesi kendi saha çalışmalarının yanında için bazı İnternet siteleri ve Şalpazarı Belediyesine ait web sayfasından da derleme yapılmıştır. Okuyucularımıza duyurulur.