1978 yılında rahmetli babam Ekrem Kamburoğlu ile başlayan bir serüven…
Bir matbaanın demir kokusunda, kurşun harflerin dizildiği o sabırlı gecelerde, sabaha karşı makineden çıkan ilk gazetenin heyecanında filizlenen bir yolculuk…
O gün atılan adım, sadece bir gazete çıkarmak değildi.
O gün atılan adım; bir ilçenin hafızasına sahip çıkmaktı.
Bir şehrin sevincini, hüznünü, öfkesini ve umudunu satırlara emanet etmekti.
İlk göz ağrımız Vakfıkebir Postası oldu.
Ardından Hürses Gazetesi ile yolumuza devam ettik ve 05 Mart 2004’te kurduğumuz Büyükliman Postası Gazetesi ile yeni bir sayfa açtık…
Bugün, 22 yılı geride bırakırken şunu çok iyi biliyoruz; Gazetecilik; zamanla yarışmak değil, zamanın şahidi olmaktır.
22 yıl…
Dile kolay…
Binlerce haber, yüzlerce manşet, sayısız köşe yazısı…
Nice seçimler, nice açılışlar, nice tartışmalar…
Sevinçler yazdık, acılar yazdık…
Ama en çok gerçeği yazmaya çalıştık…
Biz hiçbir zaman birilerinin kalemi olmadık.
Kalemimizi kiraya vermedik.
Çünkü biz şuna inanıyoruz; “Doğru; sahibini beklemez, cesur olanı bekler.”
Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten geri durmadık.
Bazen yalnız kaldık, bazen hedef olduk.
Ama hiçbir zaman eğilmedik…
Zira biliriz ki;
“Eğilen kalem, kırılan vicdandır.”
Gazetecilik bizim için sadece bir meslek değil, bir karakter meselesidir.
Para için taviz vermedik.
Reklam uğruna susmadık.
Menfaat için kalem oynatmadık.
Dolandırıcılıkla, üç kağıtçılıkla, düzenbazlıkla anılmadık; anılmayacağız…
Çünkü bir gazetenin en büyük sermayesi; ona duyulan güvendir…
Ve güven, yıllarla inşa edilir; bir cümleyle yıkılır.
Biz o güveni 22 yıldır korumaya çalışıyoruz.
Hatalarımız olmuştur, eksiklerimiz olmuştur…
Ama niyetimiz hiçbir zaman kirlenmemiştir.
Gazetecilik; halk adına soru sormaktır.
Gazetecilik; görmezden gelineni görünür kılmaktır.
Gazetecilik; sessizlerin sesi olmaktır.
Biz kalemimizi; makamların önünde eğilmek için değil, milletin yanında durmak için tuttuk.
Rahmetli babamdan devraldığımız bu emaneti, aynı inanç ve aynı duruşla taşımaya devam ediyoruz. Onun bize bıraktığı en büyük miras; dürüstlük ve onurdu…
Çünkü şunu öğrendik; “İnsan ölür, ama bıraktığı iz yaşar.”
Gazete de böyledir…
Eğer dürüstse, yıllar geçse de ayakta kalır.
Bugün 22. yılımızı doldururken gururluyuz ama rehavette değiliz.
Çünkü biliyoruz ki; güven kazanmak zordur, korumak daha zordur.
Bu yolculukta en büyük gücümüz siz değerli okuyucularımız oldunuz.
Sokakta bir selam, bir teşekkür, bir “Yazınızı okuduk” sözü…
İşte bütün yorgunluğumuzu alan budur.
Bizler siz varsanız varız, siz okudukça biz yazacağız.
Siz destek oldukça biz dimdik duracağız.
Kalemimiz satılık değildir.
Kalemimiz eğilmez.
Kalemimiz; haklının, doğrunun ve milletin yanındadır.
Nice yıllara…
Birlikte, onurla ve aynı inançla…