Vakfıkebir Kaymakamlığı görevine atanan Kaymakam Kadir Ulusoy, ilçemizdeki görevine resmen başladı. Bizler de gazete olarak kendisini makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
İlk izlenim önemlidir derler…
Güler yüzü, samimi tavırları ve sıcakkanlı yaklaşımıyla Kaymakam Ulusoy’un Vakfıkebir’de kısa sürede gönüllere dokunacağı şimdiden hissediliyor.
Göreve başlamasının ardından Kaymakamlık adeta ziyaretçi akınına uğradı. İş dünyasından esnafa, daire amirlerinden kurum çalışanlarına kadar toplumun her kesiminden birçok kişi “hoş geldiniz” demek için Kaymakamlık kapısını çaldı. Bu tablo, hem ilçemizin birlik ve beraberlik ruhunu hem de yeni kaymakamımıza duyulan ilgiyi açıkça ortaya koydu.
Vakfıkebir, misafirperverliğiyle bilinen bir ilçe…
Ancak bu ilgi sadece bir nezaket ziyareti değil; aynı zamanda yeni döneme dair umutların da bir göstergesi.
Her yeni görev, beraberinde yeni bir heyecan ve beklenti getirir. Temennimiz odur ki; Kaymakam Kadir Ulusoy’un görev süresi boyunca ilçemize değer katan çalışmalara imza atılması, vatandaşla devlet arasındaki bağın daha da güçlenmesidir.
Bu vesileyle bir kez daha Kaymakamımıza “Vakfıkebir’imize hoş geldiniz” diyor, görevinde başarılar diliyoruz.
**********************
Bak sen şu işe…
Vakfıkebir’de bir video dolaşıma sokuluyor, bir “mağduriyet hikâyesi” yazılıyor…
Ama gerçekler hiç de anlatıldığı gibi değilmiş…
Geçtiğimiz hafta sosyal medyada servis edilen görüntülerde “ihtiyaç sahibi” olduğu iddia edilen bir kişi üzerinden kamuoyu oluşturulmaya çalışıldı.
Oysa işin resmi boyutu çok net; Söz konusu kişinin Ankara’da yaşadığı, orada evi bulunduğu ve Vakfıkebir’e sadece yaz aylarında geldiği biliniyor.
Dahası var…
Vakfıkebir Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvuru yapılıyor.
Yapılan inceleme sonucunda bu kişinin ihtiyaç sahibi olmadığı açıkça tespit ediliyor ve başvurusu reddediliyor.
Yani ortada devletin yaptığı bir araştırma, alınmış bir karar var.
Ama buna rağmen kamuoyuna bambaşka bir tablo sunuluyor.
İşte tam da burada iş ciddileşiyor…
Vakfıkebir’de bir ilçe başkanı; sosyal medyada yayılan bu videonun bir haber kanalıyla birlikte paylaşılmasına ön ayak olunuyor.
Peki, sormazlar mı?
Bu paylaşım yapılmadan önce araştırma yapıldı mı?
Yoksa amaç sadece “gündem oluşturmak” mı?
Bu tür yalanlara neden alet olurlar ki?
Çamur at izi mi kalsın?
Yeter ki haber olsun mu?
Gündemden düşmeyelim mi?
Bu, basit bir hata değildir.
Bu, ya büyük bir ihmaldir…
Ya da bilerek oluşturulan bir algıdır.
Çünkü konu hassas;
Gerçek ihtiyaç sahipleri…
Bugün gerçekten yardıma muhtaç insanların hakkı, böyle örnekler yüzünden tartışmalı hale getiriliyor.
Yarın bir başka ihtiyaç sahibi kapıya gittiğinde, “Acaba bu da mı öyle?” denmeyecek mi?
Siyaset sorumluluk ister.
Hele ki insanların onuru, ihtiyaçlılığı gibi konular söz konusuysa, iki kere değil on kere düşünmek gerekir.
“Çamur at izi kalsın” anlayışıyla hareket edilirse; o çamur sadece bir kişiye değil, devlet kurumlarına, kamu vicdanına ve en çok da gerçekten yardıma muhtaç insanlara sıçrar.
Gazetecilikte de, siyasette de kural nettir; Önce araştır, sonra konuş.
Yoksa ortaya çıkan tablo şu olur;
Gerçekler bir kenarda kalır…
Algı öne çıkar…
Ve güven bir kez daha yara alır.
Ama unutulmamalı!
Gündem değişir, haber unutulmaz, silinmez ise…
Ama güven kaybı kolay kolay telafi edilmez.