1987 yılında ilçe olan Beşikdüzü,nde, ilk kaymakam İsmail Tezel, Ağustos 1988’de göreve başladı. Aradan geçen 38 yıllık süre içerisinde asaleten, vekaleten bir çok kaymakam geldi geçti. Aralarında ilçeyi tanımadan görev süreleri dolanlar olduğu gibi, ilçeyi kendi ilçesi gibi sahiplenenler de oldu.

Özellikle 2000 yılında yaşanan deniz kazasının ardından fatura görevdeki Kaymakam Saadettin Kalkan’a kesilince, yerine atanan Kaymakam Yaşar Karadeniz ile sohbetimizde, “Ahmet Bey, geldiğim yerde kaymakamlık olarak festival yapıyorduk. Burada böyle bir etkinliğin yapılmadığını gördük. Beşikdüzü’nde de bir festival düzenlemeyi düşünüyorum. Önce Belediye Başkanı Mehmet Kalay beyle görüşeceğim. Eğer başkan yapamam derse, kaymakamlık olarak festivali ben yapacağım” der.

Kaymakam Karadeniz’in bu önerisi Belediye Başkanı Kalay’ınçok hoşuna gider ve kabul eder. 9 yıl aralıksız devam eden festivalin düzenleyicisi Kalay’dır ama, fikir babası da Kaymakam Yaşar Karadeniz’dir. O harekete geçmeseydi başkanın böyle bir düşüncesi yoktu.

Kalay’ın seçimleri kaybetmesinden sonra göreve gelen Belediye Başkanı Ramis Uzun Bey, bu işi iki yıl sürdürebildi. Ramis Beyden sonra gelen Başkan Orhan Bıçakçıoğlu Bey ise,

bu işe hiç yanaşmadı. Böylece festival şimdilik tarihe karıştı. Şimdilik diyorum belki yarın biri göreve gelir ve devam ettirme kararı alır.

Festival yapılmasa bile, festivalin asıl yapılmasına neden olan Mayıs Yedisi geleneği idi. Bir süre bu gelenek yapılmaya devam etti. Mayıs Yedisi günü olan 20 Mayıs günü önce Doğu Gözaçan Parkı’nda deniz şehitleri için anma yapılır, sonra limanda inekleri yıkama ve gemiyle deniz gezisi etkinliği yapıldı. Daha sonra o da terkedildi. Bir gelenek kazadan sonra tamamen bitmiş oldu.

Yazık oldu. Kaza oldu diye devlet zaten kısıtlı müsaade etmişti. İnek yıkamanın ardından motorlarla deniz gezisine müsaade edilmedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden alınan gemi ile deniz duru yapıldı. Geminin satılmasından sonra deniz duru işi de sona erdi.

İlçe halkı ise, yüzyıllardır devam eden bir geleneğin tarihe gömülmesine devletseyirci kaldı. Kaymakam Yaşar Karadeniz örneğinde olduğu gibi, Beşikdüzü kaymakamın bu geleneğe sahip çıkarak, mahalli idareyi harekete geçirmesini ve bu geleneğin tekrar ayağa kaldırılmasını istiyoruz. Bu gelenek başka bir milletin geleneği değildir. Öz be öz Türk geleneğidir. Kaymakam ve Belediye Başkanından bu geleneği yaşatmalarını istiyoruz diyorlar. İlçe halkı adına Mayıs ayı yaklaşırken tekrar hatırlatmış olalım.

Kaza oldu diye bir gelenekten vazgeçilemez. O zaman hiç kimse yolculuk yapmasın. Karada, denizde, havada hepsinde kaza oluyor. Kaza oldu diye geleneğe sahip çıkmamak bizce sahipsizliğin ifadesidir. Böyle bir anlayış olamaz. Asla kabul görmez ve görmemiştir de.