Bir ilçenin gerçek zenginliği sadece yolları, binaları ya da yatırımları değildir…

Asıl zenginlik; o ilçenin adını ülke sınırlarının ötesine taşıyan markalarıdır…

İşte Kebir, Vakfıkebir’in böyle bir değeridir…

Yıllar önce Vakfıkebir’de temelleri atılan bir aile şirketi, bugün sadece Türkiye’nin değil, dünyanın farklı noktalarında da adından söz ettiren güçlü bir marka haline geldi…

Türkiye’nin dört bir yanında market raflarında yer alan Kebir ürünleri, artık Amerika Birleşik Devletleri’nde de tüketicilerle buluşuyor…

Bu tablo, yalnızca ticari bir başarı değil; Vakfıkebir’in adının dünya vitrinine çıkması anlamına geliyor.

Geçtiğimiz günlerde Amerika’da bulunan Kebir Süt Satış ve Pazarlama Müdürü Yakup Karadeniz’in New York’ta Kebir ürünlerinin bulunduğu market rafları önünde yaptığı paylaşım, hepimizi duygulandırdı…

İşte o paylaşım;

“Amerika’da gurur nişanesi…

Kıymetli dedem Avni Karadeniz’in attığı sağlam temeller üzerinde, aile büyüklerimizin emek ve alın teriyle büyüttüğümüz Kebir markamız bugün Amerika’daki market raflarında yerini aldı. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ve farklı milletlerden tüketicilerin Kebir ürünlerini tercih ettiğini görmek bizler için tarifsiz bir gurur ve mutluluk.

Bu başarıda emeği bulunan tüm aile büyüklerimize, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve yıllardır bize güvenen kıymetli tüketicilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Kebir’i dünyanın dört bir yanında aynı kalite anlayışıyla büyütmeye devam edeceğiz” Dedi…

Hiçbir başarı tesadüf değildir…

Bir marka, yıllarca kalitesinden ödün vermeden üretim yaparsa…

Tüketicisinin güvenini kazanırsa…

Çalışanını ailesinin bir parçası olarak görürse…

Ve her geçen gün kendini geliştirmeye devam ederse, işte o zaman dünyanın kapıları da ardına kadar açılır…

Kebir’in başarısının temelinde de tam olarak bu anlayış yatıyor.

Bugün Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın Kebir ürünlerini tercih etmesi, farklı milletlerden insanların bu markayı güvenle satın alması, sadece firmanın değil, ülkemizin gıda sektörünün ulaştığı seviyeyi de gösterir…

Bizler yıllardır Vakfıkebir’in adının sadece ekmeğiyle değil, sanayisiyle, üretimiyle ve markalarıyla da anılması gerektiğini savunuyoruz.

Çünkü güçlü şehirler, güçlü markalarla büyür…

İstihdam sağlayan, üreten, ihracat yapan her firma; bulunduğu ilçenin en büyük değeridir.

Kebir de bugün bunu fazlasıyla başaran bir marka olmuştur…

Vakfıkebir’in adını Kebir ürünleriyle birlikte dünyanın dört bir yanına taşıyan, binlerce insana ulaşan ve bulunduğu her rafta memleketimizin ismini temsil eden bu başarı hepimizin ortak gururudur.

Elbette bu başarı kolay elde edilmedi.

Yılların emeği…

Fedakarlığı…

Cesareti…

Ve kaliteye olan sarsılmaz inancı sayesinde bugün Kebir, dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Bizler de Vakfıkebir’den doğan böyle güçlü bir markayla gurur duyuyoruz…

Başta Karadeniz ailesi olmak üzere, yöneticilerini, çalışanlarını ve bu başarıda emeği bulunan herkesi gönülden kutluyoruz…

Bir market rafında görülen her Kebir ürünü, aslında sadece bir süt ürünü değildir.

O raflarda Vakfıkebir vardır…

O raflarda Trabzon vardır…

O raflarda Türkiye vardır…

Ve en önemlisi, o raflarda emeğin, alın terinin ve memleket sevdasının dünyaya açılan gurur hikayesi vardır.

Gönülden tebrik ediyoruz…