GÖRÜNÜŞ

Ahmet SARAÇ

Ekranlar bu milleti birgünyok edecek. Bir milletin dilini, dinini aldıktan sonra, o milletin millet olarak kendini yaşatması imkansız gibidir.

İnsanları birbirine bağlayan en büyük güç dilidir. Bizim öz Türkçe dediğimiz dil, yavaş yavaş ortadan kayboluyor. Konuştuğumuz dil karma bir dil oldu. İçerisinde Türkçe kelimeler çok az. Her milletin dilinden var. Bir yazarımız yazısında şöyle demişti. “BİR OLMAZSA DİLİMİZ, BİLGİ DİLİM DİLİMİZ”

Çok doğru demiş!

Biz gerek eğitim yoluyla, gerekse ekranlardaki dizilerle, gerekse basın yoluyla dilimiz birlikteliğini kaybediyor. Bu işe azacık kafa yoran bugidişatı görebiliyor. Ekranlar sadece dilimizi mi yozlaştırıyor?

Hayır!

Ekranlara göre giyinen, ekranlara göre süslenen, beslenen, el kol hareketleri yapan, tepki veren, konuşan ve kendi kültürünü kaybetmiş bir gençlik hızla geliyor. Bu gençliğin bütün dünyası ekranlar. Kız-erkek ekranda ne görüyorsa onu yapıyor. Doğruymuş, yanlışmış ona kafa yormuyor, düşünmek aklına bile gelmiyor!

Çünkü orada ne görürse doğru kabul ediyor. Cep telefonunda ne görürse,gazetede ne okursa doğru kabul ediyor. Ekrandaki, telefondaki zina sahnelerine tepki göstermiyor. Orada söylenenleri annesi, babası, öğretmeni söylemiş gibi kabul ediyor.

Bu konuda okullarda aldığı bir eğitim de yok. Bu konuda eğitim almayan bir kişi, aile olduğunda çocuğuna ne verecek ki!

Tüm ekranların amacı, nasıl biz dizi yaparsam çok izlenirim. Çok izlenin bu dizi ile bir milleti nasıl yok edebilirim.

Diziyi çekerken hangi değerlerin üzerinde durmam gerekir düşüncesi yok. Müslüman bir milleti Hristiyan bir millete dönüştürüyormuş umurunda bile değil. Herşey dini bizden, dili bizden olmayan Avrupa’ya göre kurgulanmış.

Hal böyle olunca ne dil kalır, ne örf kalır, ne gelenek kalır, ne adet kalır. Yılbaşında Avrupalılar gibi biz de noeli kutlarız. Tişörtlerimizde ne yazdığını bilmediğimiz (BENİ TAKİP ET gibi) yazıları taşırız. Dükkanlarımıza yabancı isimler koymaktan, Yahudi gibi sakal bırakmaktan, Rus kızı gibi giyinmekten, İngiliz genci gibi küpe takmaktan utanmayız. Böyle yaparak hangi millete benziyoruz diye sorgulamayan bir gençlik.

Çünkü doğruyu yanlışı bize anlatan bir eğitim sistemi yok. Sen nerede yanlış yaptığının farkına vardın vardın, varamadın yok olup gidersin. Kimsenin umurunda olmasın, çünkü savaş meydanlarında topla tüfekle yenemedikleri Türk Milletini dini ve kültürel yönden zayıflatarak zararsız bir düşman haline dönüştürmek.

Ne yaptığından haberi olmayan, benliğini kaybetmiş bir milleti de ortadan kaldırmak zor olmayacaktır. Hedef bu yöndedir. Uyanık olmak gerekir. Düşman on seneyi düşünmez. İki yüz on seneyi düşünür. Damlaya damlaya göl olur misali, acele etmez. Birgün seni kendine benzettiğinde de hiç acımadan son darbeyi vurur.

Ne yaptığımızdan haberimiz olması gerekir. Halk olarak bu yanlışlara tepki de vermemiz gerekir. Tepkisizlik bir gün gelir bir Alman gibi, bir İngiliz gibi yaşayan bir millet haline getirir bizi ki, geriye dönüşü istesen de yüz yıllar alır!..O da müsaade ederseler!