Ahmet SARAÇ
Gazeteciliğe başlama yılım 1982 olsada; etkili gazeteciliğe 1985 yılında Karadeniz Gazetesi’nde başladım. 13 yıl aralıksız bu gazetenin Beşikdüzü ve Vakfıkebir muhabirliğini yaptım. Günebakış Gazetesi dışında Trabzon’da çıkan tüm gazetelerde muhabirlik yaptım. Son olarak Kuzey Ekspres Gazetesi’nden 2018 yılında emekli oldum. Bu gazetelerde çalışırken Beşikdüzü’nden yüz haber yapmışsam seksen de Vakfıkebir’den yapmışımdır. Kısmen Tonya ve Şalpazarı imzalı haberlerimde vardır.
O yıllarda senede bir muhabirler Trabzon’a çağrılır, danışılır, muhabirlerin sorunları dile getirilir, daha fazla haber için yapılması gerekenler gazetenin yazı işleri müdürü tarafından anlatılırdı. Haberler yüzde doksan dokuz muhabir imzalı çıkardı.
GAZETELERDE MUHABİR KALMADI
Şimdi bakıyorum. Trabzon’da çıkan gazetelerin hiçbirindeki muhabir sayısı üçü, dördü geçmiyor. Onlarda merkez muhabirleri. Haberler, spor servisi, haber merkezi imzalı çıkıyor. İlçe muhabirleri olmayınca ilçelerden haberler de yok. Adliye muhabirleri, hastane muhabirleri olmayınca bu kurumlardan da haberler yok denecek kadar az. Gazetelerdeki haberlerin yüzde yetmişi ajans haberleri, başka gazetelerin internetsayfası haberleri.
Özellikle il ve ilçe milli eğitim haberleri, gazetelerde önemli bir yer tutardı. İl ve ilçelerin ilk , ortave liseleri sayfa sayfa tanıtılırdı. Halk eğitimi merkezlerinin kursları en güzel şekilde sayfaları süslerdi. Belediye çalışmaları, kaymakamlık haberleri okuyucularla muhabirler vasıtasıyla buluşturulurdu. Köy ve mahalle muhtarlarımızın çalışmaları haber kaynakları arasındaydı. 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim bayramlarında muhabirlerden gelen haberler gazetelerin sayfalarında geniş yer alırdı. Hatta tam sayfya çıkan bayram haberleri de vardı.
Amatör maçlar her gazete muhabiri tarafından takip edilirdi. Şimdi ise bu işi saha komiserlerini bıraktılar. Saha komiseri ilk 11’i çekip yıldızlıyor. Tüm gazetelerde oyuncular aynı yıldızı almış. Habere göre, herkes maçı başladığı 11’le tamamlamış. Her iki taraftan oyuncu değiştiren olmamış. Bu tespitler benim dikkatimi çekenler.
Sonuç olarak gazeteler muhabirleri olmayınca hizmet veremez hale geldiler. Bunun da asıl sebebi ekonomik. Artık ajanslardan ne haber gelirse bize onu sunuyorlar. Gazeteler Trabzon ya da bölge gazetesi konumundan çıktılar. Zaman zaman Türkiye’nin her tarafından haber koyuyorlar. Yayın yapmadıkları illerden haber giriyorlar. Muhabir haberleri olmadığı için sayfaları başka illerin haberleriyle doldurmak zorunda kalıyorlar. İl ve ilçe haberleri azalınca okuyucuda gazeteyi takipten vazgeçiyor. Zaten Trabzonspor olmasa bu gazeteler günlük iki yüz gazete satamazlar.
SÖZLE KÜLTÜRLÜ OLUNMAZ!
İnternet gazeteciliği yazılı basına darbe vurdu deniliyor. Doğrudur ama, internet gazeteciliği karın üzerine yazılmış yazı gibidir. Güneş vurur kar erir yazı kaybolur. Yazılı basın gazeteciliği ise saklanabilirse yüz yıl sonra arşivden çıkarıp okuyabilirsiniz. İnternet gazeteciliğinde bu mümkün değil.
Her ikisi de olması gerekir ama, yazılı basın internet basınından bir adım önde. Belge niteliğinde olan bu basın mutlaka yaşatılmalı ve asla bitmemeli, bitmesine müsaade edilmemeli!.. Okumuş, aydın, kendini kültürlü gösteren insanlar yazılı basına sahip çıkmalı! Sözle kültürlü olunmaz. İspat etmek gerekir.
