GÖRÜNÜŞ
Ahmet SARAÇ
1988 yılında beri Beşikdüzüspor’u takip ediyorum. Çok zor günler yaşadığı dönemler oldu. Gün geldi, bir oyuncusu hem oyuncu, hem takım kaptanı, hem antrenör, hem yönetici, hem de kulüp başkanı olduğu günleri de gördük.
Kulübede, oyuncu değiştirecek yönetici olmadığı zamanları da yaşadık. Takım kaptanı, topun taca gittiğinde topun oyuna girinceye kadar saha kenarına koşup, oyuncu değiştirme kağıdını doldurup oyuncunun eline vererek tekrar sahaya döndüğü zamanları unutmadık.
Çok önemli bir maça 10 kişi çıkıp, 15 dakika sonra 11.kişinin gelip oyuna dahil edildiği günleri de yaşadık. Bütün bunların yanında o günler geride kalıp takıma sahip çıkılarak 2.amatör kümeden alınıp 3.lige yükselmeyi de yaşadık.
Rize’de şampiyon olan Beşikdüzüspor, Beşikdüzü’ne geldiğinde kümemi düştü, şampiyon mu oldu belli olmayan ilçedeki bu duyarsızlık başkan ve yönetimi şok etti. Bununla da kalınmadı, şampiyon olan Başkan Harun Topal ve yönetiminin karşısına başkan adayı olarak çıkıldı. Bütün bunları haketmeyen başkan ve yönetim de haklı olarak istifa etti. Gelen yönetimlerle yeniden amatöre dönüldü.
Şampiyon olan bir yönetime göreve devam edin, bir sezonda sizi 3.ligde görelim demediler. Karşısına aday olarak çıktılar. Bu ne demekti? Sen bu takımı daha yukarıya taşıyamazsın, bizim hedefimiz 2.ligdir. Biz bu yolda daha başarılı oluruz anlamına geliyordu. Gelinen nokta da hüsran yaşandı!
Takım sadece amatöre düşmekle kalmadı, ikinci amatöre kadar düştü. 3.lige yükselmiş yönetimden sonra en başarılı yönetim Mehmet Zeytin dönemi oldu. Takım ligde fırtına gibi esti. Önce grubunda şampiyon oldu. Daha sonra yükselme grubunda birbirinden güçlü takımlarla zirve mücadelesi verdi.
İlk iki maçı kaçırdığı penaltılarla berabere bitirerek iki puanda kaldı. Tek devreli lig sonunda eğer iki penaltı gole dönüşseydi rakiplerinin gözünde büyüyecek, büyük bir ihtimale o moralle diğer maçlarda da başarılı olup Beşikdüzüspor yeni sezonda BAL liginde oynayacaktı. Şimdi bu iki penaltıyı kaçıranlarda mı suç, yoksa yönetimde mi? Bu hatayı nasıl yönetime fatura edersiniz? Burada günah keçisi yönetim midir? Penaltıları onlar mı atacaktı? Neden bu yönetime küsüldü? Neden yönetim sahipsiz kaldı? Neden yönetime arka dönüldü?
Bu sahipsizliği Kurban Bayramı’nda İlçe Spor Salonunda Beşikdüzüspor’un bayramlaşma töreninde gördük. Beşikdüzüspor’un iki minik takımı ve hocası, yöneticiler, üç siyasi ilçe başkanı, birkaç Beşikdüzüspor taraftarı o kadar.
Bu mu Beşikdüzüspor’a layık görülen. Ne Beşikdüzüspor A takımı var, ne hocası, ne profesyonel Beşikdüzüspor voleybol takımı, ne kaymakam, ne kaymakamlık yazı işleri müdürü, ne belediye başkanı, ne başkan yardımcısı, ne kurum müdürleri var. Bu kulüp sizlerin değil de kimindir? Beşikdüzüspor başka bir yerin takımı mıdır? Siz gelmeyeceksiniz de kim gelecek? Hatta Yeşilköyspor yönetiminden de biri olmadığını söylediler. Bu sahipsizlik, bu vurdumduymazlık nedir? Maça gelmezsiniz, bayrama gelmezsiniz, ondan sonra da eleştirirsiniz. Var mı böyle bir hak?
Karşılıksız olarak elinden geleni yapan, milyarlarını Beşikdüzüspor için harcayan bir insanın yaptıklarının karşılığı bu mu olmalı ya da olmalıydı!..
Kendi adıma bir düşündüm. Bu vefasızlık affedilemez. Demek ki ben bu işi beceremiyorum der ve istifa ederdim. Başkan Mehmet Zeytin de bunu yaptı. Maddi olarak destek olamıyorsunuz bari manevi olarak adamın yanında olun. İşte bu yaptıklarınızın karşılığı istifayı getirdi.
Şimdi şunu merak ediyorum. Mehmet Zeytin istifa etti. Gelecek başkan ve yönetim daha mı başarılı olacak? Olursa seneye BAL ligindeyiz. Çünkü bu yönetim kıl payı kaçırdı. Ancak, korkum odur ki, çok yakında bu takım ikinci amatöre döner. Bundan sonraki en büyük mücadele bunun için ancak yapılabilir!