GÖRÜNÜŞ
Ahmet SARAÇ
Bu yazımda basın gözüyle, basınla birlikte çalışma açısından Beşikdüzü’nü değerlendirmek istedim.Özellikle on beş yıldır ne oldu bu ilçeye demeden kendimi alamıyorum!Yapılan hizmetlerin duyurulması açısından hiçbir basın kuruluşu haberdar edilmiyor. Basın çağrılmadan yapılan haberler de basın kuruluşuna servis edilmiyor. Her kurum kendi sayfasında haberi yayınlayıp geçiyor.
Allah aşkına, sayfanızı camianızın dışında kim okuyor? Kapalı bir odada saz çalan birinin çaldığı sazı ancak o odanın içindekiler duyar. Dışarıya sesi gitmez. Eğer sazı anfiye bağlarsanız, o sesin çok uzaklardan duyulmasına vesile olursunuz.
Basın dao odadaki sesi uzaklara taşıyan anfi görevi yapmaktadır. Hala bunun anlayamadıysanız Beşikdüzü’ne vereceğiniz hizmet, sıradan bir hizmeti geçmez. O hizmette Beşikdüzü’nün sesinin çıkmasına katkı sağlamaz. Yaptığınız hizmetleri birkaç sayılı kişinin dışında duyan olmaz. Yaptığınızı duyan olmadığı için halk tarafından hiçbir şey yapmamakla da itham olabilirsiniz!
Basın, haber vermeyerek sayfalarınızda kullandığınız fotoğrafları oradan alıp, birkaç cümle ile haberleştirdiğiniz metni kullanmak zorunda değildir. Basın mensubu haberi kendi bakış açısıyla değerlendirerek kaleme alır.
BASIN ACISINDAN HA VAR HA YOK!
Bir dönem Beşikdüzü İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğü yapan Birol Köse zamanında İlçe Milli Eğitimden 130 haber yapmıştım. Bu haberlerin 35-40 tanesine Birol Bey vesile olmuştu. Aynı saatte çakışan haberlerde Birol Bey bana yardımcı oluyordu. Sen etkinlikte fotoğraf çek veya çektir, metni beraber yazarız derdim ve O da öyle yapardı. Hiçbir haberi yüzde 99 atlamazdık.
Şimdi ise Milli Eğitimin yüzde doksan haberlerini atlıyoruz. Bir Birol Köse daha bu kuruma gelmedi. Gelecekte gibi de değil!.. O’nun zamanında kurumun sesi gür çıkıyordu. Bu ses, aynı zamanda Beşikdüzü’nün sesinin güçlü çıkmasına destek oluyordu. Şimdi Milli Eğitim haberleri kurumun sayfasında çıkıyor. Bu sesi de sadece kurum duyuyor.
Geçenlerde sayfada bir haber okudum. Kırıkkale’ye tayini çıkan Şube Müdürü Ercan Gümüş’e ilçeye hizmetlerinden dolayı teşekkür ediliyor. Belki kurum içinde iyi işler yapmış olabilir. Basına bir katkısı oldu mu? İlçenin tanıtımına bir katkı sundu mu? Ben her kurum amirine bu gözle bakarım. Beşikdüzü’nün tanıtımına bir katsı var mı diye!
Basın gözüyle baktığımda teşekkür edilecek bir hizmetini göremedim. Bir Birol Köse’nin yaptıklarına bakıyorum, bir de O’na. Görev süresini doldurdu gitti. İlçemin sesinin çıkmasına bir katkısı olmadı. Düz bir müdürlük. Basın açısından ha var ha yok! Bu değerlendirme bütün yönetici ve idareci pozisyonunda olanlar için geçerlidir.
İLÇENİN TANITIMINA KATKILARI VAR MI?
Tüm kurum amirleri kaymakamından-belediye başkanına, emniyetinden-jandarmasına, siyasi parti başkanlarından-oda başkanlarına, muhtarlardan-daire amirlerine, spor kulüplerinden-okul müdürlerine bakış acımız, basınla birlikte çalışıyorlar mı? Yaptıkları hizmetlerin duyurulmasında basınla birlikte hareket ediyorlar mı? (Burada yanlış anlaşılmasın kendimi kastetmiyorum, genel olarak diyorum)İlçenin tanıtımına, ilçenin tanıtımına bir katkıları var mı?
Trabzonspor Muhammed Salah’ı aldı. Basın yazmasaydı haberimiz olacak mıydı? Sadece yöneticiler bilecekti. Şimdi basın yoluyla sadece Türkiye değil, tüm dünya duydu.
Onun için diyorum ki, yaptıklarınızı kamuoyuyla paylaşmanın yolu basından geçer. Yaptıklarınızı basınla paylaşmadıktan sonra, ağızınızla kuş tutsanız basının gözünde bir değeriniz yoktur.
İlçenin tanıtımına katkıda bulunmak adına teknolojinin kısıtlı olduğu 1985-2010 arasındakiler sınıfı geçerken, her türlü imkana sahip olunmasına rağmen 2011-2026 arasındakilerin yüzde doksanı sınıfta kalmıştır. Bir şey yapılsa dahi duyan yok. Basın yönünden canlı cenaze gibiyiz. İlgililer ve yetkililer sayesinde hiçbir yerde sesi çıkmayan ölü bir şehire döndük.