3 yıl aradan sonra 23.Tonya Tereyağı Kültür ve Sanat Festivali’inde olmaktan büyük mutluluk duydum ancak, bu mutluluğum görevini bilmez bazı insanlar tarafından yarım kaldı. Basın olarak görev yapan ben arkadaşlarımın görev yapmasının engellenmesi, engellenmeye çalışılması, onlara verilen görevi yanlış kullanmalarından meydana geldiğini umuyorum.
Büyükliman Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenleyen Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel, basının en güzel şekilde görev yapması için yardımcı olacağını söylemişti. Uygulama hiç te öyle olmadı.
BASIN HORONDAN DIŞARI ÇIKARILDI!..
Çelenk sunumu öncesi Hükümet Konağı önünde davul-zurna eşliğinde oluşan horon halkasını çekmek için içeri girdiğimizde Beşikdüzü’nden gelen ben Ahmet Saraç, yine Beşikdüzü’nden gelen Fazıl Saraç, yine Beşikdüzü’nden Sinan Medya(Sinan Aydın) ve Trabzon’dan gelen TS 61 elemanı, Eynesil’den gelen Ahmet Ceylan ve tanımadığım diğer kamera çekenler(Basından mıydılar bilmiyorum) horondan dışarı çıkarıldılar.
Nedeni havadan dron çekimi varmış. Bittikten sonra biz çekecekmişiz. Tamam dedik, dışarı çıktık. Enaz 10 dakika çekim yaptı. Çağrılacağız diye beklerken horon bitti. Biz çekim yapamadık. Görevliye, bu senin yaptığın oldu mu? Basın Tonya Festivalinden kovulduk derse bu sizin işbilmezliğinizin yüzünden olmayacak mı? dedim. Meydanda daha büyük horon olacak, orada çekersiniz diyerek hatasını telafi etmeye çalıştı. Biz de inandık!
Kortej yürüyüşünü takiben meydana indik. Büyük bir horon halkası oluştu. Çeşmenin orada sabit bir yerden çekmeye çalışırken bu kez yine aynı görevli gelerek buradan çekim yapamazsınız. Dışarı çıkın, burayı boşaltın dedi. Hiçbir görevli gelip sen kimsin, nesin, niye çekiyorsun diye sormadı.Sorma gereği duymadı. Her önüne geleni gazeteci olsun olmasın dışarı davet etti.
Allah aşkına madem basın çekim yapmayacaktı niye davet edildi? Bedava görev yapıyoruz, yine de yaranamadık. Bizi dışarı davet ederken bu yetkiyi kimden aldı. Başkanın kendisine böyle bir yetki verdiği aklımın ucundan geçmez. Eğer vermişse bilelim de seneye Tonya’ya gelmek için masraf etmeye gere kalmasın. Vermemişse bunun hesabı o görevliye sorulsun!
Biz Tonya’nın sesinin duyulması için oraya geliyoruz, bize yapılan muameleye bakın! Basın en güzel görüntüyü nereden alabiliyorsa oradan çeker. Sen buradan çekme diyemezsin. O, göreve müdahaleye girer. Eğer diyecekseniz davet edilmemize gerek yok. Boşuna oralara gelip çıkmayalım. Zaten etkinliği iyi kötü televizyondan izliyoruz.
BAŞKAN ORADA SÖYLEYEBİLİRSİN!
Görevliye, bak kardeşim. Ben buraya davetli olarak geldim. Beş yüz lira masraf ettim. Bir lira karım yok bu işten. Sizin için buradayım. Ben basın mensubuyum. Bu yaptığın yanlış. Ben bunu başkana söyleyeceğim dedim. Kendisi de horondaki başkanı göstererek, başkan orda gidip söyleyebilirsin dedi. Hayır şimdi değil, şimdi moralini bozmak istemem daha sonra dedim.
Tam çıkarken kendisinden daha yaşlı bir görevli kolumdan tuttu, hiçbir yere gidemezsin. Sen görevine devam et. Onun dediğine bakma dedi. Hiç bir şey olmamış gibi ben de görevime devam ettim. Zaten ayağımdan rahatsız olarak sadece söz verdiğim için oraya gelmiştim. Rahatsızlığım biraz daha artınca oradan ayrılmak zorunda kaldım. Çok istememe rağmen rahatsızlığım yüzünden ikinci gün hiç gelemedim.
Akşam programlarını Çay Televizyonu’ndan canlı olarak izledim. Özellikle ilk akşam yayın inanılmaz derecede kötüydü. Sanki hayırları için canlı yayın yapıyorlar, para almayacaklardı. Bu ekranları hiç mi görmüyorlar. Yaptıkları yayınların tekrarını seyretmiyorlar mı? Ya da o an yayın monitörünü görmüyorlar mı?
Dumanın içerisinde bir adam türkü söylüyor veya kemençe çalıyor. Kim olduğu belli değil. Ne sanatçı tanınıyor ne de seyirciden biri. Yüzler gölgeli. Müzik güzel, türkü güzel ama görüntü on üzerinden not vermek gerekirse dört.
Yayının güzel olması için sahnenin projektörlerle ışıklandırılması lazım. O arkadan verilen dumana hiç gerek yok. Sahnedekilerin görüntüsünü engelliyor. Hiç hoş olmuyor. Seyircilere doğru projektör olması lazım. Televizyonun ışık sistemiyle o iş olmaz. Kıpkırmızı, gölgeli yüzler. Ne Karadeniz Tv, ne Mavi Karadeniz Tv, ne de Çay Tv bunu bir türlü başaramadı.
Yıllar önce TRT Görele’den canlı konser yayını yaptı. İnanın gündüz ile gecenin arasında bir fark yoktu. Ekran cam gibiydi. Çay Televizyonu bedava yapsa bu işi, ancak bu kadar kötü olurdu!Yazık bu yayına ödenen paralara!
