Sosyal Medyacı ile gazetecileri mutlaka ayrımını yapın ki yarın başınıza bir şey geldiğinde basın emekçilerine gidecek yüzünüz olsun.
Bugün hemen hemen hepimiz sosyal medyayı kullanıyoruz. Fakat o kadar sahte gazeteciler çıktı ki eline cep telefonunu alan, sosyal sayfa açanlar sizin deyiminizle gazeteci oldu çıktı. Oysa gerçek basın emekçilerini çok rahatlıkla ayırt edebilirsiniz fakat işinize gelmediği için bu ayrımı yapmak gereksinimini duymuyorsunuz. Ancak bir şekilde bunlarla ters düştüğünüzde feryat figan ediyorsunuz.
Öncelikle şu tanımla gazetecilerin kimler olduğunu, haber verme ve alma özgürlüğünü daha refah bir şekilde öğrenme hakkına kimlerin sahip olduğu yönünde fikir sahibi olabilirsiniz.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından 2008 yılında yayımlanan TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAK VE SORUMLULUK BİLDİRGESİ’ nde gazetecinin tanımı şu şekilde yapılmış: düzenli bir şekilde günlük yahut süreli yazılı, görüntülü, sesli, elektronik veya dijital basın ve yayın organlarında kadrolu, sözleşmeli ya da telif karşılığı haber alma, işleme, iletme ve görüş, fikir belirleme görevi üstlenen ve asıl işi ile başlıca geçim kaynağı bu olup çalıştığı işletme ile ilgili yasalar karşısında bu tanıma uygun olanlar gazetecidir.
Gazetecinin sorumlulukları ise: gazeteci, basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanır. Gazetecilerin halka karşı sorumluluğu başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır. Gazeteci ilettiği haber ve bilgilerin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır.
Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle, sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler. Gazeteci uzmanlık alanı ne olursa olsun önce gazetecidir.
Bu ilkeler çerçevesinde görevini yapan meslektaşlarımıza güvenebilirsiniz. Kalemi her zamanki gibi dik, adil ve keskin olanlardan çekinmeyiniz ve korkmayınız. Sosyal medyada eline her telefonu alanlara, özel sayfa açanlara itibar etmeyiniz ve özel sohbetlerinizi anlatarak yarın karşılaşacağınız olumsuzluklara karşı tedbirli olmanızda da fayda var.
Son günlerde o kadar çok sahte hesaplarla algı yapılıyor ki bizlerde şaşırıyoruz. Güzelim Türkçemizi katledenlerden mi, maddi çıkar sağlamaya çalışanlardan mı? Ben bu işi sizden daha iyi bilirim, sizden daha fazla takipçim var diyerek ortaya çıkanlardan mı? birkaç hafta sonra ortadan kaybolanlar mı? Ne ararsanız bu piyasa da var.
Gerçek basın emekçileri sizleri zor durumda bırakmayacağını da bilmeniz gerekir. Tabi ki içimizde çürük elmalarda var. Zaten bunları ayıklayacak durumdasınızdır. Velhasıl çamur at izi kalsın dönemindeyiz. Çok dikkatli olmak lazım. Yani güveneceğiniz kişiyi iyi seçmek durumundasınız.
Bölgemizde ve ilçemizde birçok gerçek basın mensubunun çeyrek asırdır mesleğini icra ediklerini biliyorsunuz. En azından bunlara saygınız olsun.
Sözün özü; “Gerçek gazeteci, eksikleri gören ve yazan, bazen da muhalefet edendir” unutmayın.