Sosyal hayat,  biyolojik hayat gibi canlındır ve maksimum insan ömrü olan her yüzyılda bir değişmektedir. İlk sosyolog İbni Haldun bu sürenin 120 yıl olduğunu söyler. Peygamberimiz, her yüz yılda bir dini yenilemek için mücdditler gelir dinin sosyal hayatını düzenler der. Bu müceddit geçmiş zamanda şahıslardı, bu zamanda ise şahıslar gibi görev yapan şahsı manevi dediğimiz ehil ve akil sahibi insanlar topluluğudur.

İnsanlar gibi onların yaptıkları kanunlar ve kurallarda eskiyip çürümektedir. Zamanla bu kanunlar değiştirilmezse toplumlar tarih sahnesinden silinirler. Yüzyılda insanlar ölüp çürüdüğü gibi kurdukları müesseseler de kokuşur. İstinasız her millet ve din için bu kural geçerlidir. Eğer bir toplum iç dinamikleri ile bu değişime ayak uydurmazsa Allah, çeşitli topluluk ve dış etkileri bu değişime direnen toplumlara musallat eder. İslam âleminin geri kalış nedeni gelişmelere ayak uyduramamasıdır. Ortaçağ skolastik dönemde yazılan ve çoğu beşeri olan kuralları değiştiremedikleri için geri kalmışlardır.

Peygamberimiz, ilk zamanında hadislerin yazılmasını yasaklamıştır. Ondan yaklaşık iki yüz yıl sonra bu hadisler toplanmıştır ve içlerinde pek çok uydurma hadisler vardır. Bunları ayıklayıp ilim ışığında din yorumlanıp yenilenemediği için İslam âlemi yerlerde sürünüyor.

İslam’ı cübbe, sarık ve sakaldan ibaret gören Müslümanlar gibi Yahudiler de Yahudiliği şekilci Ferisilik(din adamlarının uydurduğu din) sanıyorlar. Bu yanlışlarından dolayı Allah Roma eliyle onları sürgüne gönderdi. Sonra yanlışta ısrar ettikleri için İslam’la da bir daha sürgüne maruz kaldılar. İslam âlemi özellikle Abbasi İmparatorluğu çok canlı ve yeni bir medeniyet getirmişti. Bu Medeniyet daha sonra Endülüs üzerinden Avrupa’ya geçip, onları kokuşmuş dini anlayışlarından kurtardı. Abbasî de kokuşunca Selçuklular geldi, Orta Doğu'da medeniyete hizmet ettiler. Sonra Moğol istilaları her şeyi sıfırladı. Şiddet tamamen hayata hâkim oldu. Sonra Mevlâna irfan okulu ile Osmanlı doğdu.

Zamanında Osmanlı çok büyük bir güç ve medeniyetti.  550 yıl sonra çok hantal ve kokuşmuş müesseseye dönüştü.  Dünyaya düzen veren Osmanlı bu sefer kendileri düzen almaya muhtaç oldu.  Osmanlıya düzen verecek Batı’nın bilimleri idi. Bu sancılar ta Tanzimat döneminden yani 1839’dan beri vardı. Eğer Osmanlı bilimi esas alsaydı, orta doğuda ABD yerinde, Türkler, Araplar, Farslar ve Kürtler etkili olacaklardı.

OSMAN KOYUNCU 0535.760.48.39 VAKFIKEBİR -TRABZON