22 Mart 2020 günü Vakfıkebir için hüzünlü bir gün olarak kayıtlara geçti.
Üstat Gazeteci/yazar ve karikatürist Hikmet Aksoy ebediyete göç ettiği gün olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı.
Kıymeti kendi memleketinden bilinmeyen mümtaz şahsiyet Hikmet Aksoy. Onu doğduğu, büyüdüğü ve yaşadığı şehir tanımadı ama onun ülkenin dört bir yanından insanlar tanıdı ve önünde saygıyla eğildi.
Birlikte katıldığımız Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin yıllık toplantılarından ondan yaşça ve makamca çok daha güçlü kalemler karşısında saygıyla eğildiğini gördüm ve şahit oldum. Öyle ki, onun katıldığı toplantı, kongre ve çalıştaylarda Hikmet Aksoy varsa sonuç bildirgesi başkaları tarafından yazılmaz, yazmaktan haya edilir.
Toplantılarda verilen aralarda kendisiyle tanışmak ve sohbet etmek için sıraya girenlere şahit oldum. Hatta topluca çekilecek olan fotoğraf karelerinde mütevaziliğiyle arkalarda kalmak istemesi hiçbir zaman işe yaramazdı. Çünkü ön sıralardın olmazsa olmazlarındandı Hikmet Aksoy.
Ülkenin doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine basın camiasının tanıdığı ve her zaman katkı vermek için uğraş veren bir değerdi Hikmet Aksoy.
Vakfıkebir’in ve Trabzon’un basın ve fikir adamı bakımından bir marka değeri olan Hikmet Aksoy ne hikmetse ölümünün altıncı yılını doldurduğumuz bu günlerde ne ilçede ne ilde adını yaşatacak bir eylem yapılmadı/Yapılmıyor.
Sadece kurucusu olduğu Büyükliman Gazeteciler Cemiyeti tarafından onursal başkan olarak kayırlarda yerini alırken Cemiyet Lokalinde de “Hikmet Aksoy Lokali” olarak adı yaşatılmaya çalışıldı o kadar.
Yapılacak mı diye sorarsanız hiç umudum yok ama yine de bir öneri olarak dillendirmekte fayda var!
Benim beklentim adının yaşatılması için tarihi dokusuna uygun olan şimdiki Vakfıkebir Vergi Dairesinin bir sanat galerisine dönüştürülerek “Hikmet Aksoy Sanat Galerisi” olarak ilçenin ve bölgenin hafızası olabilecek bir kültür merkezine dönüştürülmesi yönündedir. (Sanat Galerisi açılması da kendi hayallerindendi.)
İsterseniz önerimiz ve sanat galerileri üzerinde biraz fikir jimnastiği, yapalım;
Sanat galerileri, yalnızca eserlerin sergilendiği mekânlar değil; aynı zamanda düşüncenin, estetiğin ve kültürel etkileşimin kesiştiği canlı mekanlar olarak düşünürsek önerimizin Vakfıkebir ve Büyükliman Bölge kültürüne ne kadar katkı sunacağını daha iyi anlarız.
Galerilerin kapısından içeri adım attığımızda, farklı zamanlara, duygulara ve bakış açılarına açılan bir yolculuğa çıkarız. Çıkacağınız yolculuk sizleri maziye götürür. Sanat galerilerinde çeşitli etkinlikler düzenleyerek yerel topluluklarla aktif bir şekilde etkileşim kurar
Ayrıca sanat galerisi, eğitim ve kültürel gelişim açısından ilçemizde çok önemli rol oynayacak. Bir sanat galerisinin temel işlevi, sanat eserlerini sergilemek olsa da içerikleri bundan çok daha geniştir. Bu etkinlikler, sanatın sadece izlenen değil, öğrenilen ve deneyimlenen bir alan olduğunu gösterir.
Sonuç olarak sanat galerileri, estetik birer vitrin olmanın ötesinde; toplumun kültürel hafızasını taşıyan, sorgulayan ve geliştiren mekânlardır. İçerikleriyle bireyi düşünmeye, hissetmeye ve keşfetmeye davet ederler. Her sergi, yeni bir pencere açar; her eser, izleyiciyle kurduğu bağ kadar anlam kazanır. Bu yüzden sanat galerileri, modern yaşamın vazgeçilmez kültür duraklarından biridir.
Sanat galerilerinde etkileşim de önemli bir yer tutar, eserlerin sergilenmesinin ötesinde düşünsel üretimi destekleyen, estetik deneyimi derinleştiren ve kültürel belleğin oluşumuna katkıda bulunan dinamik platformlar olarak işlev görürler.
İlçemizde de açılması gerektiğini düşündüğümüz “Hikmet Aksoy Sanat Galerisi” nin, geçmiş yılla da dayanan varlığıyla kentsel hafıza ile sanat ortamı arasında güçlü bir bağ kurması açısından ilçeye ve bölgeye değer katacağı da aşikardır.
Bu vesile ile üstat gazeteci/yazar ve karikatürist Hikmet Aksoy’un isminin yaşatılması bu bakımdan çok önemlidir. Çünkü Merhum üstat bizden vefa bekliyor.
