Geçtiğimiz çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz’u gösterirken o kara gecenin üzerinden koca bir on yıl geçmesine rağmen hafızalarımızda korkusu hala canlı olarak yerini koruyor.

15 Temmuz; küresel güçlerin maşası olan FETÖ’nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gün olarak tarihteki sayfalara kara leke olarak kaydedildi.

Çünkü Türkiye 15 Temmuz gecesi sırtından vuruldu. Ama mesele vatan olduğunda bedenini toprağa düşürüp te bayrağını düşürmeyen tek millet Türk Milleti olduğunu dünyaya gösterdi.

Aynı zamanda 15 Temmuz, aziz milletimizin; Allah’ın nusret ve inayetiyle hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gündür. Kadını erkeği, genci yaşlısı tek yürek olduğumuz gündür. 15 Temmuz gecesi direnen koca bir ülke top yekûn kardeştik.

15 Temmuz gecesi minarelerden yükselen salâlar eşliğinde vatanımıza, milli ve manevi değerlerimize, istiklal ve istikbalimize sahip çıktık.

“Üzülme! Allah bizimle beraberdir” ayet-i kerimesine gönülden inanan şanlı milletimiz; dünden bugüne devleti, bayrağı ve kutsalları söz konusu olunca, mermilere göğsünü siper etmiş, hayâsızca akınlara hiçbir zaman geçit vermemiştir. O kara gecede Aziz milletimiz elinde bayrak, dilinde tekbir ile ölüme niyetlendi. Ölümü şahadetle taçlandıran/ taçlandıracak milyonlarımız var.

15 Temmuz günü alçak saldırıyı gerçekleştirenler, hâlâ hainlik planlayanlar, şehitlerimizin kanlarına saygı göstermeyenler bilmelidirler ki, kahraman milletimiz tarih boyunca asla devletsiz kalmamıştır, Allah’ın izniyle kalmayacaktır da. Bizleri tarih sahnesinde üç kıtaya hâkim kıldıran, Malazgirt’le Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtıran, İstanbul’un fethiyle çağları değiştiren, Çanakkale ve Milli Mücadele’de devleştiren, 15 Temmuz’da ihanete ‘dur!’ dedirten; Allah’a olan teslimiyetimizdir, göğsümüzdeki imanımızdır, şehadet bilincimizdir.

Şu mısralar bu hakikatleri ne de güzel ifade etmektedir:

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

15 Temmuz, yıllardır özlem duyduğumuz birlik ve beraberlik ruhunun hatırlattığı gece oldu. Çünkü 15 Temmuz gecesi Türk Halkının elinde ne silah vardı ne de sopa, sadece Allah ve kalplerindeki vatan sevgisine güvenerek top ve mermilerin önüne attılar kendilerini. Vatanseverliği konuşmanın kolay olduğu yerde vatansever olmak için cesaret ve aşk lazımdı ki o da bizlerde fazlasıyla var. Nice bedeller ödendi vatan uğruna.

16 Temmuz sabahı Türk Milletine, karanlık bir gecenin ardından aydınlık bir sabah, bir vatan ve bir de bayrak kaldı. Karanlığı yara yara ilerleyen bu milli ruh, milli bir zaferde beden buldu. Yer ve gök şahit olsun ki Türk Evladının onurundan başka bir derdi hiç bir zaman olmadı.

Bu vesileyle, geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve ahirete irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimden rahmet diliyorum.