Nisan ve mayıs aylarında toprakla buluşan mısır tohumları, bereketli sofraların müjdecisi olur. Gün doğmadan başlayan hayatın yükünü omuzlayan kadınlar; ev işleri, hayvan bakımı ve tarla işleri arasında büyük bir özveriyle üretmeye devam eder. Baharda ektikleri tohumları yaz boyunca büyütür, eylül ve ekim aylarında sabırla hasat ederler.
Tarlalardan toplanan mısırlar, geçmişin izlerini taşıyan taş değirmenlerde una dönüşür. Ardından kuzine sobalarda pişen mısır ekmeğinin kokusu evleri sarar. Yanında tereyağı, çökelek ve sıcak çayla kurulan mütevazı sofralar, aile bağlarını güçlendirirken paylaşmanın ve şükretmenin değerini hatırlatır.
Çünkü Ağasar’da mısır ekmeği yalnızca bir yiyecek değil; emeğin, bereketin, dayanışmanın ve köklü Çepni kültürünün simgesidir. Annelerden kızlara, ninelerden torunlara aktarılan bu gelenek, değişen zamana rağmen yaşatılmaya devam ediyor.
Ağasar’da tohum toprağa umutla düşer, emek berekete dönüşür, bir annenin alın teri sofralara huzur taşır. Bu kültürün görünmeyen kahramanları olan Ağasar’ın emektar kadınlarına, nasırlı ellerine ve bitmeyen fedakârlıklarına selam olsun. Haber, Mustafa ÖZCAN


