Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin, İlçe Başkanlığına aday olmayacağını duyurmasının ardından 5 Ağustos 2023 tarihinde yapılan İlçe Kongresindeki veda konuşması sonrasında başkan Keskin ve delegeler duygusal anlar yaşadı. Başkan Mehmet Keskin veda konuşması sonrasında salondaki delegeler tarafından ayakta alkışlanırken tüm salon duygusal anlar yaşadı.

“CHP KÜLLERİNDEN DOĞAR! AYAĞA KALKAR!”

Başkan Mehmet Keskin yaptığı veda konuşmasında; “Öncelikle görev dönemimiz içinde bütün dünyayı etkisi altına alan covid 19 salgını nedeniyle ve diğer nedenlerle maalesef üyelerimizden kaybettiklerimiz oldu. Sözlerime başlamadan önce hepsine Allah’tan rahmet, bütün yakınlarına ve örgütümüze sabırlar diliyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Evet değerli arkadaşlar kongrelerimiz bu gün başladı. İlçe kongrelerimize Vakfıkebir’den start verdik. İlk günü almak istememin nedeni bir an önce buluşmak, birbirimizle dostlukla ve yoldaşlıkla kucaklaşmak, dertleşmek ve yeniden toparlanmak arzumuzdandır. Tekrar hoş geldiniz. her birinizi bütün örgütüm adına sevgiyle, saygıyla kucaklıyorum. Evet değerli yoldaşlarım, çok önemli bir seçimden çıktık. Evet büyük bir şok içindeyiz, evet kaybettik, evet çok üzgünüz, evet partimizde şu anda hiç bir şey yolunda gitmiyor doğrudur. Fakat CHP küllerinden doğar! Ayağa kalkar! Asla yılgın değiliz! Yılgınlık bize yakışmaz! Öyle yıkmayacağız kendimizi, öyle mahzun, öyle garip durmayacağız. Kalkacağız ayağa ve nerede olursak olalım, yürüyeceğiz üstüne - üstüne, tüküreceğiz yüzüne cellâdın, fırsatçının, fesatçının, hayının. Evet, yeniden toparlanacağız. Birbirimize sarılarak, kenetlenerek. Birbirimize saygı duyarak, kadir kıymet bilerek. Güzel güneşli günlere yürümek için nerelerde eksiklik yaptığımızı konuşacağız, derlenip toparlanacağız. Çıvalduzu başkasına batırmadan önce iğneyi kendimize batıralım.

"FUAT KOÇAL BELEDİYE BAŞKANLIĞINI DEVRALDI" "FUAT KOÇAL BELEDİYE BAŞKANLIĞINI DEVRALDI"

“HİÇ KİMSE KENDİNİ PARTİDEN ÜSTÜN GÖREMEZ”

“Partide ben nasıl bir yerlere gelebilirim” diyenlere değil, “ben partim için ne yapabilirim” diyenlere ihtiyacımız var, onları partimizde çoğaltmalıyız.“Ben neymişim” diyenlere değil “biz” diyenlere ihtiyacımız var. Hiç kimse kendini partiden üstün göremez, ben kazandım yok. Git o zaman bağımsız kazan bakalım. İttifak olabiliriz, ortak adaya tabiki oy verebiliriz ama ayrı ayrı seçime girilen ortamda partimizden başka partilere oy verme alışkanlığından vaz geçmeliyiz. Kurumsal işleyişte sosyal demokrat, sol düşüncenin ilkelerini hayata geçirmek zorundayız. Bu düzende tek başına kurtuluş yok. Birleşe birleşe kazanacağız. Tabii ki ittifaklar yapacağız ama sol kimliğimizden asla taviz vermemeliyiz. Eksiklerimizi gidererek, devrimci kimliğimize bürünerek, tepeden tırnağa yenilenerek, yeniden ayağa kalkacağız ve er geç kazanacağız! O baharlar gelecek! Sakın umutsuzluğa kapılmayalım. Çünkü biz haklıyız. Eğer; hak haksızlıktan yüce, sevgi nefretten üstün, aydınlık karanlıktan güçlüyse çaresi yok biz kazanacağız. Gün bayrakların derlenip dürülmesi günü değil, safları sıklaştırma günüdür. Bizden milyonların beklentisi budur.

“CHP BAYRAĞINI ŞEREFLE TAŞIDIM, ONLARLA ONUR DUYUYORUM”

Birlikte uzun yıllar saygı, sevgi, dayanışma içerisinde görev yaptığımız yönetim kurulu arkadaşlarıma hepinizin huzurunda partimize verdikleri hizmetleri için şükranlarımı, saygılarımı, sevgilerimi bir kez daha belirtmek istiyorum. Onlarla onur duyuyorum. Değerli arkadaşlar bu gün uzun bir süredir ilçe başkanı olarak şerefle taşıdığım CHP bayrağımızı genç, çok değerli bir arkadaşımıza devredeceğim. Gururluyum çünkü pırıl pırıl gençler kazandırdık partimize, bir sonraki kuşak bile hazır. Buradan hepinizin huzurunda bana ne görev verirlerse emirlerine amade olacağıma, onları asla yalnız bırakmayacağıma söz veriyorum. Değerli dostlarım; ben emek sermaye çelişkisinin farkına vardığım günden itibaren emekçilerden yana oldum, ezen ve ezilenlerin olduğu bir dünyada zoru seçerek ezilenlerden yana oldum. Kamu çalışanı iken sendikal mücadelenin tam ortasında mücadele ettim. Emeğimizi sömürenlere karşı verilen mücadelenin neferi oldum. İşçiden, köylüden, çiftçiden, emekliden, memurdan yana oldum. Eşitlik, adalet, demokrasi mücadelesi yürüttüm. Hakça insanca bir düzen için savaştım. Partimizin de siyasette böyle bir çizgide olması için uğraştım. Hiç bir kişisel beklentim olmadı, hep partimin başarısına odaklandım. Üzerimdeki büyük sorumluluğun gereği olarak her gün derse gider gibi partiye geldim. Partiye gelmekte biraz biraz geç kalınca dersime geç kalmış gibi mahcubiyet duydum.

“KİŞİSEL HİÇ BİR KİMSEYLE SORUNUM OLMADI, HAKKINIZI HELAL EDİN”

Evet, uzun süre oldu. Belki bu salondaki herkesle birlikte çalıştım. Bir nedenle salonda bulunan, bulunmayan kalbini kırdığım varsa özür diliyorum. Hakkını helal etsin. Her şeyin en mükemmelini istediğim için olmuştur. Kişisel hiç kimse ile bir sorunum yoktur, olamaz. Hepinize yoldaşlık bağı ile bağlı olduğumu ve sizleri çok sevdiğimi bilmenizi isterim. Görev sürem içerisinde birlikte görev yaptığım mahalle mahalle ev ev çalışan, sandıklarda direnen ekiplerimize, kadınlarımıza, gençlerimize minnettarım. Hepinizi çok seviyorum, Hoşça kalın!