Haber, Mehmet Bülent ALP
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Kur’an-ı Kerim okundu, öğrenciler tarafından şiirler okunup, zaferin tarihi önemini anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Vakfıkebir İlçe Kaymakamı Kadir Ulusoy, törende yaptığı konuşmada, Küt’ül-Amâre Zaferi’nin Türk milletinin azim ve kararlılığının sembolü olduğunu vurgulayarak, “Bu büyük zafer, tarihin tozlu sayfalarında kalmamalı, gelecek nesillere aktarılmalıdır” dedi. Ayrıca, bu tür anma programlarının tarih bilincini canlı tutmada önemli rol oynadığını belirtti. Programın ardından; günün anlamına binaen düzenlenen sergi Kaymakam Kadir Ulusoy, Cumhuriyet Başsavcısı Hayati Aytemiz, Belediye Başkanı Fuat Koçal ve ilçe protokolünün katılımıyla ziyarete açıldı.
GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİ
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Vakfıkebir Atatürk Ortaokulu Sosyal Bilgiler öğretmeni Hasan Ali Hacı Salihoğlu yaptı. Salihoğlu konuşmasına; I. Dünya Savaşı’nın iklim ve coğrafi şartları göz önüne alındığında en zorlu cephelerinden biriside Irak Cephesidir. İngiliz-Hint garnizonuyla dört bir tarafı çevrilmiş Bağdat’ın 160 kilometre güneyinde bir kasaba: Kut ül Amare. Esasında Amare ve Kut iki ayrı şehri ifade etmektedir. Kutul Amare Muharebesi, Amare şehrinin kuzeyinde, Kut kalesinin bulunduğu bir kuşatmadır. İki şehir de sırasıyla, Basra Körfezinin kuzeyindedir. Fırat ve Dicle nehirleri arasında, yer almaktadırlar. Yıllarca tarih derslerinde bize anlatıldığı üzere en büyük sebep tabi ki de Orta doğudaki petroller idi. Fakat bundan ziyade İngiltere, Basra Körfezini ele geçirerek denizlere tam hakimiyet sağlamayı ve sömürgesi olan Hindistan ile arasına hiçbir engel girmemesini de amaçlıyordu. Bu sebeple İngilizler, 6 Kasım 1914 tarihinde Basra Körfezinden saldırıya geçmişler, ilerleyen aylarda bu saldırılarını kuzeye doğru genişletmişlerdir. İngilizler, 3 Haziran 1915 tarihinde Kut’ül-Ammare’yi, Temmuz ayı sonlarına doğru da Nasıriye’yi işgal etmişlerdir, nitekim 23 Kasım 1915’de ileri harekata geçen Türk birlikleri, İngiliz ordusunu geri püskürterek Kut-ül Amare’de çember içerisine almayı başarmışlardır. İngiliz komutan, 29 Nisan 1916 tarihinde ordusuyla birlikte teslim olmak zorunda kalmıştır. Kut’ül-Ammare Zaferi, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nun zor şartlar ve imkansızlıklar içerisinde, Çanakkale’den sonra kazandığı ve bir İngiliz tümeninin bütün personeli ile birlikte esir alındığı eşsiz bir zaferdir.
Bu duygu ve düşüncelerle bu eşsiz zaferin mimarı olan başta Süleyman Askeri Bey, Ali İhsan Sabis Paşa, Nurettin Paşa ve Halil Paşa olmak üzere şehitlerimizi, gazilerimizi minnetle yâd ediyor, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Büyük bir cesaret ve inanç örneği sergilenerek kazanılan Kut’ül-Amare Zaferi’nin 110. yıldönümünü kutluyor, sevgi ve saygılar sunuyorum.