Sohbetin ana konusu elbette Vakfıkebir’di…
İlçemizde devam eden inşaat sahalarını konuştuk, doğal gaz çalışmalarını masaya yatırdık. Kemaliye Mahallesi’nin büyük ölçüde tamamlandığını, sonraki etapta ise Büyükliman, Hacıköy ve Kirazlık mahallelerinin gündemde olduğunu ifade etti.
2026 yılı içerisinde Vakfıkebir’de parkın ihaleye çıkacağını ve tamamen yenileneceğini, diğer yatırımların da aynı kararlılıkla devam edeceğini özellikle vurguladı.
“Ben buraya Vakfıkebir’i yeniden inşa edeceğim diyerek geldim” diyor Başkan Koçal…
Ve sık, sık şu cümleyi kuruyor:
“Ben devletimin adamıyım.”
Bu sözün arkasında aslında çok şey yatıyor…
Oturan bir başkan değil, çalışan başkan olmaya devam edeceğini söylüyor.
Dedikodulara kulak asmadan, sadece işine baktığını da özellikle belirtiyor.
Karla Mücadelede Sınıfta Kalınmadı
Vakfıkebir Belediyesi, son kar yağışında görevini layıkıyla yerine getirdi.
Kar yağışının durmasıyla birlikte ekipler sahaya indi, köy ve mahalle yollarını tek tek açtı.
Açılmayan yol kalmadı.
Ardından yaşanan buzlanmaya karşı da tuz ve kumlama çalışmaları yapıldı.
Kısacası karla mücadelede belediye sınıfta kalmadı, aksine başarılı bir sınav verdi.
Vakfıkebir Vakfı Kuruldu
Vakfıkebir’de uzun yıllardır konuşulan ama bir türlü hayata geçirilemeyen bir adım atıldı.
Vakfıkebir Vakfı kuruldu.
Geç kalınmış ama önemli bir adımdı.
Kuruluş süreci tamamlandı, Vakfıkebir’imize hayırlı olsun.
Bugüne baktığımızda, geçmişten bu yana Vakfıkebir için mücadele etmiş birçok ailemiz var. Belki büyüklerimiz bu dünyadan göçtü ama onları temsil eden isimler hâlâ bu ilçede ticaret yapıyor.
Peki soruyorum:
Neden o eski isimlere gidilmedi?
Bu organizasyonu yapanlar neden onları unuttu?
Yoksa yine bir ayrımcılık mı söz konusu?
Vakfıkebir’deki iş insanları, esnaflar ve devlet memurları bir araya gelmiş durumda. Herkes bu vakfın bir ucundan tutmuş.
Bu vakfın kurulabilmesi için yaklaşık 2,5 milyon TL gibi bir bütçeye ihtiyaç vardı. Kurucu üyelerden toplanan bu parayla kuruluş işlemleri tamamlandı.
Artık ihtiyaç sahipleri kapı, kapı dolaşmak zorunda kalmayacak.
Artık Vakfıkebir Vakfı var…
İhtiyaç sahiplerinin yanında olacak, öğrencilerimize burs imkanı sağlayacak, gençler okutulacak.
Heyelanın Suçlu Kim?
Vakfıkebir Hürriyet Mahallesi’nde birkaç yıl önce yapılan 6 katlı, 18 daireli bir binanın arka kısmında bu hafta heyelan meydana geldi.
İki daire zarar gördü, çok şükür can kaybı yaşanmadı.
Ama sorular ortada…
Bu bina yapılırken neden arka tarafına taş duvar ya da perde beton yapılmadı?
Bu bir ihmalkarlık mıydı?
O dönemin belediye başkanı ve yetkilileri bu yapıya nasıl ruhsat verdi?
Müteahhit diyor ki: “Belediye ne demişse yaptım, ruhsatımı aldım.”
O halde suçlu kim?
Ama her zaman ki gibi haksız olan yine vatandaş mı?