Son günlerde Vakfıkebir’de peş peşe yaşanan görev değişiklikleri, ilçenin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi…
Kamu kurumlarında ve siyasette yaşanan bu gelişmeler, doğal olarak vatandaşların da dikkatini çekiyor.
Önce Vakfıkebir Devlet Hastanesi’nde değişim yaşandı…
Başhekim Dr. Aydın Kant’ın görevinden ayrılmasının ardından, Op. Dr. Serpil Atasoy başhekimlik görevine atandı…
Her ne kadar atama yazısının imzalanması biraz gecikmiş olsa da, Serpil Atasoy görevine başladı. Bundan sonraki süreçte hastanenin hizmet kalitesini daha da yukarı taşıyacak çalışmalara imza atmasını temenni ediyoruz.
Ardından TİSKİ Vakfıkebir Şefliği’nde bir bayrak değişimi gerçekleşti…
Emekliliğe ayrılan İshak Karabulut’un yerine, aynı kurumda çalışan Mehmet Karanisoğlu getirildi…
Yıllardır aynı kurumun içerisinde görev yapan Karanisoğlu’nun bilgi ve tecrübesini yeni görevine yansıtacağına inanıyoruz.
Siyasette ise hareketlilik MHP cephesinde yaşandı…
İl Başkanlığı tarafından Ahmet Bekar’ın ilçe başkanlığı görevine getirildi…
Kongre sürecinin tamamlanmasıyla mı yoksa daha önce yapılacak atama yazısıyla birlikte bu değişim de resmiyet kazanacak…
Ancak her siyasi değişimde olduğu gibi, bu süreçte de ilçe gündeminde farklı yorum dolaşmaya başladı…
Kimi yapılan değişikliği olumlu karşıladı, kimi ise farklı değerlendirmelerde bulundu. Hatta öyle ki, farklı ortamda farklı bir senaryo konuşulur hale geldi…
Oysa unutulmaması gereken bir gerçek var; görevler gelip geçicidir.
Asıl olan, o görevi üstlenen kişinin Vakfıkebir’e ne kattığıdır.
Makamlar kişilere değer katmaktan çok, kişiler makamlarına değer katmalıdır.
Vakfıkebir küçük bir ilçe olabilir ama beklentileri büyük bir ilçedir.
Vatandaş artık polemiklerden çok hizmet görmek istiyor.
Kurumlar arasında uyum, siyasetçiler arasında diyalog ve ilçenin ortak menfaatleri için birliktelik bekleniyor.
Göreve yeni başlayan herkese başarılar diliyoruz…
Temennimiz; yapılan her değişimin Vakfıkebir’e daha iyi hizmet olarak dönmesi, ilçemizin kazanması ve insanlarımızın memnuniyetinin artmasıdır.
Çünkü isimler değişebilir, makamlar değişebilir…
Ama değişmemesi gereken tek şey, Vakfıkebir’e hizmet etme anlayışı olmalıdır.
KURUM ARAÇLARI KİMİN İÇİN KULLANILIYOR?
Kamuya ait kurum araçları hangi amaçla tahsis edilir?
Kurum işlerinde kullanılsın diye mi? yoksa kişisel ve başka kişilerin işlerde kullanılabilsin diye mi?
Bu sorunun cevabını aslında herkes biliyor.
Hele ki kamu kurumlarında tasarruf tedbirlerinin uygulandığı, her kuruşun hesabının yapılması gerektiğinin sık sık vurgulandığı bir dönemde…
Bir kurum aracı, mesai ve görev kapsamında mı kullanılıyor, yoksa özel işlerde de kullanılıyor mu?
Eğer kamuya ait bir araç, görev amacı dışında kullanılıyorsa bunun hem hukuki hem de vicdani yönü vardır…
Çünkü o araç, o kişinin değil, milletin malıdır.
Tasarruf tedbirlerinin yürürlükte olduğu bir dönemde böyle bir kullanım varsa, bunun gerekçesi nedir?
Yoksa kuralların göz ardı edildiği bir anlayışın sonucu mudur?
Kamu malı, kişilere değil millete aittir.
Bu nedenle kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, yalnızca kurumların değil, herkesin takip etmesi gereken bir konudur.