İkametgâhınız da, Nüfusumuz da Vakfıkebir'de Olsun!

Nüfus sadece bir rakam değildir.

Nüfus; hizmettir, bütçedir, temsil gücüdür ve bir ilçenin geleceğidir.

Türkiye'de özellikle küçük ve orta ölçekli ilçelerin önemli sorunlarından biri, insanların fiilen yaşadıkları halde ikametgâh kayıtlarının başka yerlerde bulunmasıdır.

Çünkü devletin birçok hizmet planlamasında nüfus verileri temel alınmaktadır. Okuldan hastaneye, ulaşımdan altyapıya, sosyal hizmetlerden özellikle belediyelerin kaynaklarına kadar pek çok planlama nüfus ve yerleşim verileri üzerinden yapılmaktadır.

İlçelerin geleceği, kamu hizmetlerinin planlanması ve yerel yönetimlerin kaynakları açısından da önem taşımaktadır.

Bugün bu meseleyi özellikle Vakfıkebir açısından düşünmek gerektiğine inanıyorum.

2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Vakfıkebir'in nüfusu 27 bin 278 kişi olarak açıklandı. Rakamlar bize bir ilçenin fotoğrafını gösterir. Ancak acaba bu fotoğraf ilçenin gerçek yaşamını tam olarak yansıtıyor mu?

Yaz aylarında ilçenin nüfusu artıyor. Gurbetçiler geliyor, yazlık evler doluyor, çarşı hareketleniyor, trafik yoğunlaşıyor, altyapı üzerindeki yük artıyor.

Dolayısıyla fiilen ilçede yaşayan veya yılın önemli bölümünü ilçede geçiren insanların ikametgâhlarının başka yerlerde bulunması, ilçenin resmi nüfusunun gerçek hayatın tamamını göstermemesine yol açabilir.

Nüfus neden bu kadar önemli?

Çünkü nüfus sadece istatistik değildir. Nüfus; hizmet demektir, planlama demektir, yatırım demektir, bütçe demektir.

Belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden yapılan payların hesaplanmasında nüfus önemli unsurlardan biridir. 5779 sayılı Kanun kapsamında belediyelere ayrılan payın dağıtımında nüfus kriteri kullanılmaktadır. Büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerinin payı da nüfus esasına göre dağıtılmaktadır. Bir vatandaşın ikametgâhının Vakfıkebir'de olması, sadece nüfus hanesine yazılan bir sayı değildir. O sayı, ilçenin resmi büyüklüğünün bir parçasıdır.

“Ben Zaten Vakfıkebir'de Yaşıyorum” diyenlere...

Bir vatandaş düşünelim. Vakfıkebir'de evi var. Alışverişini Vakfıkebir'den yapıyor. Çocuğunu Vakfıkebir'deki okula gönderiyor. Sağlık hizmetlerinden ilçede yararlanıyor. Suyunu, elektriğini, yolunu, kaldırımlarını ve diğer belediye hizmetlerini kullanıyor. Vergisini, harcamasını ve ekonomik faaliyetlerinin önemli bölümünü burada gerçekleştiriyor. Ama ikametgâhı başka bir il veya ilçede.

Elbette herkesin kişisel ve hukuki şartları farklı olabilir. Ancak sürekli olarak Vakfıkebir'de yaşayan vatandaşlarımızın ikametgâhlarını da yaşadıkları ilçeye almaları, ilçenin gerçek nüfusunun ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.

Doğru istatistik olmadan doğru planlama yapılamaz. Bir ilçede gerçekte 30 bin kişi yaşıyor, resmi kayıtlarda 27 bin kişi görünüyorsa; aradaki farkın nedenini araştırmak lazım. Bu sorunun cevabı Vakfıkebir'in geleceğini planlamak açısından önemlidir.

İlçenin ekonomik hareketliliği sadece resmi nüfusla ölçülemez. Ancak kamu planlaması yapılırken resmi nüfusun önemi de inkâr edilemez. Bu nedenle yapılması gereken şey bellidir: Gerçekten Vakfıkebir'de yaşayan vatandaşlarımızın ikametgâhlarını Vakfıkebir'e almalarını öneriyorum.

“İkametgâhın Vakfıkebir olsun, ilçenin geleceğine katkın olsun”.

Vakfıkebir'in en büyük zenginliklerinden biri de gurbette yaşayan hemşehrilerimizdir. Onlar memleketlerinden kopmuş insanlar değil; tam tersine memleketleriyle gönül bağlarını koruyan insanlarımızdır. Gurbette yaşayan vatandaşlarımızın memleketleriyle bağları çok güçlüdür.

Bu yazımın amacı kimseyi eleştirmek değil. Bir gerçeğe dikkat çekmek. İkametgâh, sadece bir adres değildir. İkametgâh aynı zamanda yaşadığımız yere verdiğimiz değerin resmi göstergelerinden biridir.

Eğer Vakfıkebir'de yaşıyorsak. Çocuklarımız burada büyüyorsa. Ekonomik hayatımız burada dönüyorsa. Geleceğimizi burada kuruyorsak... Resmi kaydımızın da burada olması ilçemizin gerçek nüfusunun ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.

Çünkü unutmayalım: Bir kişi, istatistikte sadece bir rakam olabilir. Ama binlerce kişi bir ilçenin geleceğidir. Vakfıkebir'in gerçek nüfusunu bilelim. Gerçek ihtiyaçlarını doğru tespit edelim. Hizmeti gerçek nüfusa göre planlayalım.

Ve en önemlisi...

Yaşadığımız ilçenin geleceğine kendi adresimizle sahip çıkalım. Çünkü Vakfıkebir'in nüfusu ne kadar güçlü olursa, sesi de o kadar güçlü çıkar.

Nüfusun artması veya azalması; ilçelerin ihtiyaçlarının tespit edilmesinde, kamu yatırımlarının planlanmasında ve yerel yönetimlerin hizmet kapasitesinin belirlenmesinde önem taşıyor.

Bir kişi, bir istatistik değil; bir hizmet payıdır

Burada elbette herkesin ikametgâhını değiştirmesi gerektiğini söylemek doğru olmaz.

Bu sadece belediyelerin meselesi değil, konuyu yalnızca belediyelerin daha fazla kaynak alması şeklinde değerlendirmek de eksik olur. Mesele; daha doğru istatistik, daha doğru planlama, daha doğru yatırım, daha doğru hizmet demektir.

Son Söz; İkametgâh, sadece resmi bir adres değildir.

Bu nedenle çağrımız nettir:

Nerede yaşıyorsak, ikametgâhımız da orayı göstermeli. Çünkü nüfus istatistiklerinde görünen her bir vatandaş, aslında o ilçenin geleceğinde bir paydır.

Çünkü doğru istatistik, doğru hizmetin başlangıcıdır.