Trabzon'un Şalpazarı ilçesi Geyikli Mahallesi’nde “İllazın Evi” olarak bilinen, taş ve kerpiçten yapılmış altı odalı bu ev; bir mahallenin geçmişine dair yüzlerce hikâyeyi sessizce içinde saklıyor. Dili olsa da konuşsa. Kim bilir kaç sevdaya, kaç kavuşmaya, kaç evliliğe şahit olmuştur. Bugünkü günümüzde düğünler davul, zurna ve kemençe eşliğinde büyük bir coşku heyecanla yapılırken, geçmiş yıllarda evliliklerin hikâyesi bambaşka yaşanmıştır. O yıllarda sevdaya düşen gençlerin birçoğu, dönemin getirdiği şartlarının etkisiyle kaçarak ya da kaçırılarak yuva kurmuşlardır.
Trabzon'un Şalpazarı ilçesi Geyikli Mahallesindeki bu İllazın Evi de sevdiğine kavuşan nice genç kızların gelin olarak geldiği, evlilik hayatına ilk adımını attığı ve ilk günlerini geçirdiği evlerden biri olmuştur.
1960’lı, 70’li yıllardan bugüne uzanan bu evin her taşında, her duvarında, her odasında geçmişten bir iz; her köşesinde bir sevdanın, bir yuvanın ve bir ömrün hatırası saklıdır.
Şimdilerde sessizliğe bürünmüş olsa da, duvarlarında nice gelinlerin hayalleri, heyecanları ve gözyaşları; kapısında bekleyenlerin telaşı, odalarında fısıldanan sevda sözleri hâlâ yankılanıyor gibidir.
Şimdi bu evin dili olsaydı, kim bilir bize neler anlatırdı?
Belki Geyiklide yaşanan o eski günleri…
Belki gençlerin sevdalarını…
Belki gelinlerin heyecanını…
Belki de yıllar önce bu evin kapısında başlayan nice hayat hikâyelerini.
Haber, Mustafa ÖZCAN