GENÇLERİMİZİ BİR BİR TOPRAĞA VERDİK

Vakfıkebir bu hafta hüzünlüydü…

Öyle bir hüzün ki, sokaklara, evlere, camilere, cenaze namazlarına ve geride kalanların gözyaşlarına sindi.

Bir gencimiz Eynesil’de denize girdi ve hayatını kaybetti…

Bir başka gencimizi, Erzurum’dan Vakfıkebir’e gelirken geçirdiği motosiklet kazasında kaybettik…

Diğer bir gencimizi ise amansız bir şekilde yakalayan kalp krizi sonrası toprağa verdik.

Üç ayrı hayat…

Üç ayrı aile…

Üç ayrı acı…

Ölüm elbette hayatın değişmez gerçeği, hepimiz zamanı geldiğinde bu dünyadan ayrılacağız.

“Her can ölümü tadacaktır.”

Bunu hepimiz biliyoruz, Hele ki ölüm genç yaşta gelmişse, Hele ki bir anne-babanın evladını kendi elleriyle toprağa vermesi gerekiyorsa, işte o zaman kelimeler kifayetsiz kalıyor. Ani ölümler daha da ağır geliyor insana, çünkü hazırlıksız yakalanıyorsun.

Daha dün gördüğün, konuştuğun, güldüğün bir insanın bugün cenazesine gidiyorsun.

“Daha dün buradaydı” diyebiliyordun…

Hayatın ne kadar kısa, ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Bugün varız…

Yarın olmayabiliriz.

Bugün yanımızda olan sevdiklerimiz, yarın sadece bir fotoğraf karesinde kalabilir.

Bu yüzden belki de hayatın en büyük gerçeğini sık sık hatırlamak gerekiyor:

Kırmayalım birbirimizi.

Küçük meseleler için büyük gönüller yormayalım.

Küslükleri uzatmayalım.

Sevdiklerimizin kıymetini onlar yanımızdayken bilelim.

Çünkü hayat, yarına çıkacağımıza dair bize hiçbir garanti vermiyor.

Bu hafta Vakfıkebir’de üç gencimizi uğurladık, üç aile, evlatlarının ardından tarifsiz bir acıyla baş başa kaldı. Rabbim hayatını kaybeden gençlerimize rahmet eylesin. Ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine sabır versin.

TRABZONSPOR’U GÖRMEZDEN GELSENİZ DE

GERÇEKLER DEĞİŞMEZ!

Trabzonspor, futbol tarihinin en ses getiren transferlerinden birine imza attı…

Mohamed Salah gibi dünya futbolunun zirvesindeki bir yıldız artık Bordo-Mavili formayı giyecek…

İşin en dikkat çekici yanı ise Başkan Ertuğrul Doğan’ın süreç boyunca yaptığı açıklamalarda, hiçbir zaman “aldık” diyerek gündem oluşturmadı…

Sabırla bekledi ve sonunda tüm dünyanın konuştuğu o imzayı attırdı.

Bugün sadece Türkiye değil, Dünya basını Trabzonspor’u konuşuyor…

Ancak görüyoruz ki bu tabloyu hazmedemeyenler de var…

İstanbul merkezli spor medyasının bir bölümü, transferin büyüklüğünü konuşmak yerine yine Trabzonspor’u küçümsemeye çalıştı.

Yapılan yorumlara bakınca insan şunu düşünüyor;

Sanki Mohamed Salah, Türkiye’ye değil de başka bir ülkeye transfer oldu…

Asıl rahatsızlık transfer mi, yoksa bunu Trabzonspor’un yapmış olması mı?

Haftalardır televizyon ekranlarında aynı cümleyi duyuyoruz;

“Üç büyükler…”

Peki; ne zaman “dört büyükler” ifadesi tarihe karıştı?

Türkiye’de dört büyük kulüp vardır ve bunun adı tarihtir.

Bu gerçeği ekranlarda yok saymanız, milyonlarca futbolseverin hafızasından Trabzonspor’u silemez…

Çünkü Trabzonspor, masalarda yazılan senaryolarla değil; sahada kazandığı şampiyonluklarla, yetiştirdiği efsanelerle ve yaptığı ses getiren hamlelerle büyümüştür.

Biz şampiyon olduğumuzda dünya basını konuşur/yazar…

Biz büyük bir transfer yaptığımızda dünya basını günlerce bunu yazar…

Çünkü Trabzonspor, sadece Türkiye’nin değil, dünya futbolunun dikkatle takip ettiği bir markadır.

İstanbul’daki bazı yorumcular ne kadar görmezden gelmeye çalışırsa çalışsın, gerçek değişmez.

Trabzonspor’u ekranlardan silemezsiniz...

Manşetlerden düşüremezsiniz…

Tarihten çıkaramazsınız…

Hiç kusura bakmayın…

Sizin algınızın gücü, Trabzonspor’un büyüklüğüne yetmez.

Siz “üç büyükler” demeye devam edin…

Dünya, Trabzonspor’u konuşmaya devam ediyor…

“Dört” büyükleri de değiştiremezsiniz…