FINDIK KÖKÜNDEN Mİ KESİLECEK?

Fındık üreticisi yine kara kara düşünüyor…

Sezon başladı, fındık harmana indi ama üreticinin yüzü bir türlü gülmedi.

Geçen yıl fındığın kilogram fiyatı 350 TL’nin üzerini görmüştü. Bu yıl ise açıklanan fiyat 250 TL seviyesinde kaldı.

Bugün tüccara giden üretici, 50 randıman fındığı yaklaşık 200 TL civarında satmak zorunda kalıyor.

Peki; üretici bu fiyatla ne yapacak?

Fındığın sadece toplanması yok…

Bahçenin bakımı var.

Gübresi var.

İlacın masrafı var.

Çayırının biçilmesi var.

İşçisi var.

Patozu var.

Varda, var…

Bütün bu maliyetler üst üste konulduğunda ortaya çıkan tablo çok net; Üretici emeğinin karşılığını alamıyor.

Bir yıl boyunca bahçesine bakan, yağmurda çamurda çalışan, fındığın yetişmesini bekleyen üretici; sezon sonunda elindeki ürünü sattığında yaptığı masrafı bile karşılamakta zorlanıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.

Üretici artık hesap yapıyor, yaptığı hesapta hiçbir zaman tutmuyor…

“Bu fındık bana ne kazandırıyor?” diye soruyor.

Ve en tehlikelisi de bazı üreticiler, fındık bahçesine emek vermenin artık mantıklı olmadığını düşünüyor…

Hatta “Bu böyle devam ederse fındığı kökünden keserim” diyen üreticilerin sayısı her geçen gün artıyor.

Bu sözler öylesine söylenmiş sözler değil…

Bıkkınlık, çaresizlik ve kazanamamak…

Bu, üreticinin geldiği noktanın açık bir göstergesidir.

Fındık Karadeniz’in alın teridir.

Binlerce ailenin geçim kaynağıdır.

Ancak üretici kazanamıyorsa, gençler bahçeden uzaklaşıyorsa, maliyetler her yıl artarken ürünün fiyatı aynı oranda yükselmiyorsa gelecekte çok daha büyük bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz…

Üreticiden fedakarlık istenebilir…

Ama her yıl zarar etmesi beklenemez.

Üretici de hakkını istiyor.

Emeğinin karşılığını istiyor.

Bahçesine yaptığı masrafın karşılığını istiyor.

Çocuğunun rızkını, ailesinin geçimini fındıktan sağlayabilmek istiyor.

Şimdi düşünmesi gereken soru şu; Üretici bugün fındıktan para kazanamıyorsa, yarın bu bahçelere kim bakacak?

Bugün “fındık kökünden kesilecek” sözünü hafife alanlar, yarın boş kalan bahçelerin hesabını yapmak zorunda kalabilir.

Çünkü üreticinin sabrı da, gücü de sınırsız değil…

Üretici mağdur.

Ve artık bu mağduriyetin görülmesi, duyulması ve çözüm bulunması gerekiyor diye düşünüyorum...