Ana Kategori

“ENGELLERLE DENİZCİLİK KÜLTÜRÜNÜ NASIL GELİŞTİRECEĞİZ?”

Beşikdüzü Yelken ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Gürhan Zengin:

>Ahmet SARAÇ

Denizi olan bir ülkede, denizcilik kültürünü neden yeterince konuşamıyoruz diyen Trabzon Beşikdüzü Yelken ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Gürhan Zengin, bu bizim kamuoyuna çağrımızdır dedi

Kulüp Başkanı Zengin konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Üç tarafı denizlerle çevrili, binlerce kilometrelik kıyı şeridine sahip, tarih boyunca denizlerle var olmuş bir ülkeyiz.Ancak son günlerde yaşadığımız acılar bize çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor. Biz denizi yeterince tanıyor muyuz? Çocuklarımıza denizi yeterince sevdiriyor muyuz?Denizcilik kültürünü toplumun tamamına yayabiliyor muyuz? En önemlisi, denizi bir yaşam kültürü olarak mı görüyoruz, yoksa yalnızca ticaret ve ulaşım alanı olarak mı değerlendiriyoruz?

DENİZ KAZALARINI YALNICA DENİZ KAZASI OLARAK GÖRMEMELİYİZ!

Denizlerde yaşanan kazaları yalnızca kaza olarak görmemeliyiz. Bunları, Türkiye'nin denizle kurduğu ilişkiyi yeniden sorgulamak için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz.Çünkü denizcilik yalnızca gemilerden, limanlardan ve ticaretten ibaret değildir.Denizcilik bir kültürdür.Denizcilik bir eğitimdir.Denizcilik bir güvenlik bilincidir.Denizcilik çocukluk çağında başlayan bir yaşam biçimidir.Biz Trabzon Beşikdüzü Yelken ve Doğa Spor Kulübü olarak yıllardır tam da bunun için mücadele ediyoruz.Çocuklarımız denizi uzaktan seyretmesin, denize dokunsun istiyoruz.Bir teknenin nasıl hareket ettiğini, rüzgârın ne olduğunu, dalganın nasıl oluştuğunu, denizde güvenliğin ne anlama geldiğini öğrensinler istiyoruz.Çocuklarımızın telefon ve bilgisayar ekranlarından biraz olsun uzaklaşıp denizle, doğayla ve sporla buluşmasını istiyoruz.

Onlara sadece yelken öğretmiyoruz.Özgüven, disiplin, sorumluluk, takım ruhu ve doğaya saygı öğretmeye çalışıyoruz.Fakat burada büyük bir çelişkiyle karşılaşıyoruz.Bir tarafta ülkemizin denizci bir toplum olması gerektiği söyleniyor.Diğer tarafta ise çocukları denizle buluşturmak için çalışan, gönüllülük esasına dayalı yelken ve su sporları kulüpleri; yer, izin, bürokrasi ve kullanım alanları konusunda ciddi zorluklarla karşılaşabiliyor.

OKULLARDA DENİZCİLİK KÜLTÜRÜ ANLATILMALI

Denizi çocuklara sevdirmeye çalışan kulüplerin önünü açmak yerine onların önüne engeller konulduğunda, denizcilik kültürünü nasıl geliştireceğiz?Bir çocuğun ilk kez yelkenli bir tekneye binmesini sağlamak, ona denizi sevdirmek, denizde güvenli hareket etmeyi öğretmek aslında geleceğin denizcisini yetiştirmektir.Bugün kulüplerimize destek vermek yerine onları yaşatmak için mücadele etmek zorunda bırakıyorsak, yarın denizcilik kültürünün gelişmesini nasıl bekleyebiliriz?

Türkiye'nin denizcilik vizyonunun yalnızca büyük gemiler, limanlar ve ticari taşımacılık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Çocuklarımızdan başlamamız gerekiyor.

Okullarda denizcilik kültürü daha fazla anlatılmalı.Yelken, kano, kürek ve diğer su sporlarına erişim kolaylaştırılmalı.

Yerel yönetimler, kamu kurumları ve federasyonlar deniz sporları kulüplerinin yanında olmalı.

Çocukların denizle buluşmasını sağlayan kulüplerin bürokratik engellerle mücadele eden kurumlar haline gelmesine izin verilmemeli.Tam tersine bu kulüpler ülkenin denizcilik kültürünü geliştiren stratejik yapılar olarak görülmelidir.

DENİZDE YAŞAMAYI BİLEN BİR TOPLUM OLMALIYIZ

Bugün bir çocuğun yelken öğrenmesine yardımcı olmak, yarının kaptanını, deniz mühendisini, denizcisini, spor yöneticisini veya deniz bilimcisini yetiştirmeye katkı sunmaktır.Biz denizlerimizin sadece kıyısında yaşayan bir toplum olmak istemiyoruz.Denizi bilen, denizi seven, denizde yaşamayı bilen bir toplum olmak istiyoruz.

Yaşanan her deniz kazasından sonra birkaç gün konuşup sonra unutmak yerine, bu olayları deniz güvenliği ve denizcilik kültürü konusunda kalıcı bir dönüşümün başlangıcı haline getirmeliyiz.

Türkiye'nin denizcilik konusunda güçlü kurumları ve önemli kamu kapasitesi bulunmaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki Denizcilik Genel Müdürlüğü; deniz emniyeti, arama-kurtarma, gemi denetimleri ve denizcilikle ilgili birçok alanda görev yürütmektedir.

Bizim çağrımız kurumların varlığına değil, denizcilik anlayışının toplumun tamamına yayılmasına yöneliktir.

BİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ

Artık denizcilik kültürünü sadece profesyonel denizcilerin konusu olmaktan çıkarmalıyız.

Çocuklarımızı denizle buluşturmalıyız.Yelken kulüplerini desteklemeliyiz.Su sporlarını yaygınlaştırmalıyız.Deniz güvenliği eğitimlerini artırmalıyız.Ve denizi, ülkemizin geleceğinin önemli bir parçası olarak görmeliyiz.Çünkü üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin çocukları denizi tanımıyorsa, burada hepimizin düşünmesi gereken çok şey vardır.

Biz Trabzon Beşikdüzü Yelken ve Doğa Spor Kulübü olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Çocuklarımız denizi sevsin diye...Denizden korkmasın, denizi tanısın diye...Denizde güvenli yaşam kültürü kazansın diye...Ve bir gün Türkiye gerçekten denizci bir ülke olsun diye.Yaşanan tüm deniz kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza ve denizcilerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diliyoruz.

Denizlerimizde daha fazla can kaybı yaşanmaması için artık denizcilik kültürünü, deniz eğitimini ve deniz güvenliğini hep birlikte daha güçlü şekilde konuşmanın zamanı gelmiştir”dedi.