BUNLAR BİZE AİT DEĞİL!

GÖRÜNÜŞ

Ahmet SARAÇ

Müslüman olmayan toplumların kullandığı kelimeler, bizim için bazen hiçbir anlam ifade etmezler. Bunlardan birtanesi de “Başsağlığı” kelimesidir.

“Başsağlı” kelimesi Müslüman olmayan toplumların kullandığı bir kelimedir. Onlar Allah demedikleri için başsağlığını kullanırlar. Adamın annesi ölmüş, babası ölmüş, oğlu, kızı ölmüş sen ona başın sağolsun diyorsun. Adamın başında bir sorun yok, adamın anası, babası ölmüş. Başın sağolsun, yeterki sana bir şey olmasın, ölenle ölünmez, sen sağ ol demek anlamına gelir. Oysa onun bu durumdan zararsız bir şekilde çıkması için önce sabıra ihtiyacı var. Ona o sabırı verecek olan da Allah’tır.

İnanmayanlar, ya da başka dine mensup olanlar Allah kelimesini dillerine almazlar. Allah sabırlık versin demezler. Ama söz de Müslüman biz, deriz. Her olumsuz şeyi yabancılardan öğrendiğimiz gibi, başsağlığını da onlardan öğrendik. Şimdi bizimmiş gibi kullanıyoruz.

Bir diğer konu ise “Kuzen” kelimesi moda oldu. Ben bu kuzen kelimesini birkaç yıl önce duydum. Bu ne demektir diye bir araştırdım. Müslümanların aile yapısında anne, baba, nine, dede, amca, anneanne, babaanne, hala, teyze, dayı var. Halamın kızı, halamın oğlu, dayımın kızı, dayımın oğlu, amcamın kızı, amcamın oğlu var. Kuzen diye bir akraba tanımı yok. Ne öğrenim hayatımda, ne dini kitaplarda, ne de camilerde yapılan vaazlarda böyle bir şey duymadım.

Yabancı filimlerde kullanılan bir kelime kültürsüz gençlik tarafından sanki Müslümanlarınmış gibi kullanılmaya başlanıyor. Kültürümüze, bize ve dinimize ait olmayan bir tanım girdi. Bu cahilliği bir daha yok etme şansımız yok. Yazık! Hiçbir sorgulama gereği duymadan al, kullan. Senin mi değil mi önemi yok!..

Bu benim kuzenim dediğinde, mecburen sorma gereği duyuyoruz. Dayının kızı mı veya dayının oğlu mu? Cevap halımın kızı veya oğlu, teyzemin kızı veya oğlu. Bu açıklamayı yapmaya ne gerek var. Doğrudan halamın kızı, halamın oğlu veya dayımın kızı veya dayımın oğlu desen. Müslüman aile yapısında kuzen diye bir tarif yok.

İsimleri kısaltarak söyleme kültürü bundan 15-20 yıl öncesinde yoktu. İsmini kısaltarak söyleyenlere isim sahibi kızardı. İsmimi düzgün söylesene derdi. Şimdi ne kızması! Bayan televizyona çıkıyor, adım Güllü ama bana Güloş derler, adım Hadiye ama bana Hadiş derler demeyi övünülecek bir şey zannediyor. Çünkü cahillik böyle bir şey.

Adam televizyonda program yapıyor adı İsmail, programının adı İSO ŞHOW, adı Cemal programının adı CEMA ŞHOIW. Üstelik ismine eklediği kelimede İngilizçe. Şov kelimesini Türkçe bile yazmıyor. İngilizçesini kullanarak kültürsüzlüğünü ortaya koyduğunun farkında bile değil. İşyerine yabancı isim koymasının bir eğitimsizlik olduğunu düşünemiyor bile.

Bundan 6-7 yıl önce bir ilçemizde kadınlar eğlence programı düzenlediler. Salonun adının dışında ilçeye astıkları afişlerde bir tane Türkçe kelime yok. Hiçbir ihtiyaç yokken yabancı dil kullanılması neyin nesi anlayamadık. Bilinçsizce yabancı dil kullanmak kültürsüzlüğün altına atılmış imza gibidir. Gelinen noktada, gençlik İngilizçeyi Türkçe gibi öğrense, bu bir moda olur, sokaklarımızda daha Türkçe konuşan genç bulamazsınız. O kültür kendilerinde olmadığındanİngilizçe konuşmakla daha kültürlü olduğunu sanıyorlar.

Sosyal medya üzerinde yapılan yazışmalarda sesli harflerin kullanılmaması dilimizin büyük bir yara aldığını gösteriyor. Bizim yazım kurallarımızda böyle bir yazı şekli veya dil şekli yok. Bizim yazım kurallarımızda olmayan bir şeyi nasıl olur da yazı dili olarak kullanırız. Sizin hiç tahsiliniz mi yok! Tahsil doğruları yanlışları ayırmak için en büyük araçtır. Siz bu aracı bile kullanmaktan acizsiniz. Neden selam yerine slm yazıyorsunuz?Böyle bir yazı şekli yok. Kendinize gelin ve kendinizi gülünç duruma düşürmeyin. Okudukça cahilleşmeyin. Okudukça ışığınız parlasın, sönenlerden olmayın!..