Trabzon'un Şalpazarı ilçesine bağlı Sinlice Mahallesi sınırlarında bulunan Göllüalan Mesire Alanı'nda düzenlenen ve bölgenin en köklü yayla organizasyonlarından biri haline gelen Sinlice Köyü Göllüalan Şenliği, bu yıl 27.'nci kez gerçekleştirildi. Merkezi İstanbul'da bulunan Sinlice Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı Bahri Erata, 52 yıllık bir tarihi olan Sinlice mahallemizin bulunduğumuz konum itibariyle Erikbeli-Kadırga Karayolu üzerinde bulunan mesire alanında bu yıl 27. Defa gerçekleştirdiğimiz Göllüalan Şenliğimize organize olarak eskiyi canlandırarak kamyon kasalarında yolculuk yaparak giderek eski yaylacılık özlemini yaşadık, yaşattık dedi.
1997 yılında mütevazı bir köy pikniği olarak başlayan Göllüalan Şenliği, yıllar içerisinde doğal güzelliği, güçlü organizasyonu, kültürel zenginliği ve birbirinden değerli sanatçılarıyla yalnızca Şalpazarı ve Trabzon'un değil, çevre illerden de yoğun ilgi gören önemli bir yayla şenliğine dönüştü. Pandemi nedeniyle iki yıl ara verilen organizasyon, bu yıl 27.'nci kez düzenlenerek binlerce misafiri yeniden Göllüalan'da buluşturdu.
Şalpazarı ilçe merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Göllüalan Mesire Alanı, doğal yapısı, geniş ağaçlık alanları ve ailece kamp ile piknik yapmaya elverişli ortamıyla ziyaretçilerine eşsiz bir yayla atmosferi sunuyor. Bu özellikleriyle şenlik, her yıl Karadeniz'in kültürel zenginliğini ve misafirperverliğini yansıtan en önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.
Şenlik alanına kamyon sırtında gelen yöresel elbiseli katılımcıları gören İlçemizin değerlerinden Dursun Cengiz’de bir anda gençlik yıllarına çocukluk yıllarına hafızasında yolculuk yaparak duygularını paylaştı.
Eskiden olduğu gibi bugün de kamyonların kasalarında, türküler ve horonlar eşliğinde şenlik alanına gitmek, bizlere çocukluğumuzu ve unutulmaz yayla günlerimizi yeniden yaşatıyor. Kadırga Yaylası’na çıkan yolları dolduran kamyon konvoyları, aynı heyecanı paylaşan obaların kardeşliğini ve dayanışmasını simgeliyordu.
Bu güzel geleneği bugün de yaşatan, emek veren, organizasyonda görev alan ve genç nesillere bu kültürel mirası aktarmak için çaba gösteren herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Temennimiz; atalarımızdan bize emanet kalan bu güzel örf ve adetlerin hiç kaybolmadan, aynı coşku ve aynı ruhla çocuklarımıza, torunlarımıza ve gelecek nesillere aktarılmasıdır.
Geçmişine sahip çıkan toplumlar, geleceğini de sağlam temeller üzerine kurar.
Emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyor, nice yıllar boyunca aynı birlik, beraberlik ve coşkuyla buluşmayı diliyorum dedi. Haber, Mustafa ÖZCAN